Kahraman Türk Kadını Fatma Seher Hanım - Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...

Go Back   Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum > ÜLKÜCÜ HAREKET > Asenalar Bölümü

Asenalar Bölümü Asenalarımız İle İlgili Tüm Haberler, Bilgi Ve Paylaşımlar Bu Bölümdedir

Yeni Konu aç   Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 08-09-2008, 02:52 AM   #1

 
Ayse - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 392
Rep Puanı: 180
Thanks: 0
Thanked 10 Times in 7 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
Standart Kahraman Türk Kadını Fatma Seher Hanım

Kahraman Türk Kadını Fatma Seher Hanım

Kuva-yı Milliye döneminde en çok adı işitilen kadın kahramanlardan biri de, Fatma Seher Hanım'dır. İsminin başındaki "Fatma" dan dolayı "Kara Fatma" diye bahseden kaynaklar da vardır. Fakat o, daha ziyâde "Fatma Seher" olarak tanınmıştır. Fatma Seher Hanım'ın Kuva-yı Milliye devrindeki vatanî hizmetlerine dâir “Harp Tarihi Encümeni Arşivi”nde hayli vesika vardır. Hisarcık'ta Kaynarca mıntıkası kumandanı Naim imzalı ve 27 Ağustos 1920 tarihli Süvâri Livasına (Tugayı’na) yazılan raporda:


"… Fatma Seher Hanım'ın cepheden geri gelen efrat üzerindeki tesiri her türlü takdirin fevkindedir..." denilmektedir. Bu yazıya karşı gönderilen cevapta ise; "Bugünkü harekâtta pek çok yararlığı görülmüş olan Fatma Seher Hanım'a çok teşekkür ederim" kaydı vardır. Ayrıca 26-27 Ağustos 1921 tarihli ve 193 sayılı Liva Ta'mimi ile de Fatma Seher Hanım bütün efrat ve zâbitana karşı alenen takdir edilmekte ve kahramanlıkları örnek gösterilmektedir.

Kuva-yı Milliye'nin en meşhur kadın kahramanlarından biri olan Fatma Seher Hanım harp sonlarına doğru, memleketi olan Erzurum'a gitmek üzere yola çıkmıştı. Güzergahta bulunan Trabzon'da bir hayli kalmış ve burada yayınlanmakta bulunan "İstikbal" Gazetesi'ne sergüzeştlerini bizzat anlatmıştı. Onun şahsiyet ve mücadelelerinin aydınlanması mevzuunda son derece ehemmiyetli malûmatı ihtiva eden röportajın bir kısmını dikkatlerinize arz ediyoruz:


"Geçen hafta içinde, İnebolu'ya uğrayan Fransız vapuru, oradan, kendisini görenleri hayrette bırakan harikulâde bir şahsiyete sahip bir yolcu almış ve Trabzon'da bırakmıştır. Bu yolcu, bir zabittir. Başındaki turuncu kefiyesi, TBMM ordusunun serpuş numûnesine uymayan bu zabitin yakasında nefti, bir üçgen içinde iki yıldız, elinde gümüş saplı bir kamçı, ayağında zarif botlar vardı. Bu zabit, ufak tefek yapılı, bir bölük kumandanıdır. Adı, Fatma Seher Hanım'dır. Bir ecnebi, bu satırları okuduğu zaman bilir ki, ne kadar hayret edecektir.

Bir zabit... Kadın bir zabit... Bilmem dünyadaki bütün orduların içinde bir kadın zabit var mıdır? Bu kadın üç senedir, bir düzine Yunanla harp eden bir Kuvvacı ve bir senelik bir ordu zabitidir. Bu, ufak tefek kadının erkek elbisesi içinde taşıdığı çok kahraman, aynı zamanda çok mütevazı gönlünü, ah bir görüşüp anlasanız”...

Kocası, Vanlı Binbaşı Ezdeşin Bey idi. Büyük Sarıkamış kavgasında şehid düşmüştü. Edirne'de 5. fırkada iken karısı yanında idi. Kendi Kafkas'ta harbe giderken karısı Edirne'de çocukları ile kalmıştı. Mütârekeye kadar, Edirne'den çıkmadı, mütareke olunca İstanbul'a geldi. Oradan, Konya-Diyarbakır tarikiyle Van'a, babası Yusuf Abdal Ağa'nın yanına gitti. Vatan o günlerde derin, karanlık bir girdaba doğru, durmamacasına yuvarlanıyordu. Ne taze gelinlerde neşe, ne de, bir ayağı çukurda olan ihtiyarlarda ruh istirahati vardı. İngiliz zabitleri, üç taraftan sınırları aşmış heyet halinde Şark hududuna doğru ilerliyorlar, her şeyi de Türk Hükümeti'nin nüfuzunu alaya alarak idareye el koymuş bulunuyorlardı. Kimi yerde Rumlar, kimi yerde Ermeniler, kimi yerde her iki unsur birden binlerce seneden beri şerefine yan bakılamamış asil Müslüman Türk'e hakaret ediyorlardı.


Şehid binbaşı hanımı, Van'da, daha epey uzakta idi. Lâkin, için için yanıp tutuşmaya başlamıştı. Asabi, hasta, sert olmuştu. Birgün geldi ki, kadınlık nezaket ve inceliğinden kendisinde eser kalmadı. O günlerde, evvela "Trabzon Kongresi" daha sonra "Erzurum Kongresi" akdediliyordu. Erzurumlu Âişe Hanım'ın kızı artık daha fazla duramadı ve kardeşi Mehmed Çavuş'la birlikte teşkilata adam toplamaya koyuldu. Az zamanda yüz-yüzelli kişi kadar kişi topladı. Fatma Seher Hanım bu sırada dokuz yaşındaki kızı Fâtıma ile İstanbul'a geçti. Oradaki kardeşi Süleyman'ı da yanına aldı. Ve bir gün, İstanbul'dan onsekiz tüfek de elde ederek Alemdağı yoluyla az evvel, tâ Van'dan yüzelli kişilik kuvvetiyle gelen kardeşi Mehmed Çavuş'la İzmit civarında Taşköprü'de iltihak etti.








Allah Aşkına, Din Aşkına İmdat, Yetiş Kara Fatma!

Bir Cuma gecesi Beşevler civarında kâin Kabakça'dan soluk soluğa bir adam geldi. Mehmed Çavuş'a bir imdat mektubu getirdi. Köylü iki gözü iki çeşme anlatıyordu:


– “Bizim köyden Mehmed'i bu gece gerdeğe koyduk. Tam bu sırada, köyümüzü bir Rum ve Ermeni çetesi bastı, eve girdiler, zavallı Mehmed'i bağladılar. Zevcesini de perişan ettiler. Gavurlar... Gavurlar...”.


Köylünün nefesi tutuldu. Sonunu söyleyemedi. Nihayet hıçkırarak bağırdı:


– “Kara Fatma, Allah aşkına, din aşkına imdat! Yetiş Kara Fatma, ırzımıza düşman tecavüz etti”.


Ertesi gün, kaç zamandır Davulcular ormanında gizlenmiş olan yüz elli kişilik kuvvetin başına geçen Kara Fatma; Gülbahçe, Mecidiye, Orhaniye, Arpalık köylerinin imam ve muhtarlarıyla, ileri gelenlerini ormana celp ettirdi. Onlara:


– “Ben Kara Fatma'yım. Ermeni jandarmalarının sizden her ay aldıkları iki yüz lirayı bundan sonra vermeyeceksiniz. Sizin ırzınızı, malınızı ben bekleyeceğim”.


Köylüler memnun döndüler. Kara Fatma artık kendini meydana vurmuştu... Kara Fatma yanına onyedi kişi aldı, gözlerini kan bürümüş köylüye:


– “Düş önüme"


Dedi. Çıkıp gittiler.

Milletin Namusuna Uzanan Eller

Kara Fatma, onyedi kişiyle Kabakça'yı sardı. Zalimler, köyün bütün genç kızlarını gelin evine doldurmuşlar, nara atarak alçakça eğleniyorlardı. İffetli Türk kızlarının boğuk feryatları bu çirkin gürültüler arasında o kadar yanık, o kadar tüyler ürpertici bir halde geliyordu ki... Onyediler Kara Fatma'nın komutasını sabırsızlıkla bekliyorlardı. Tam bu sırada, evden iki haydut çıktı. Bir kızı saçlarından tutmuşlar, avludaki samanlığa doğru sürüklüyorlardı. Samanlığın kapısı önüne geldikleri zaman, Sabancalı Murad ve Mecidiyeli Musa Çavuş ile Kara Fatma'nın oğlu Seyfeddin uzaklardan yetiştiler ve iki haydudu hakladılar. Talihsiz kız, düşüp bayılmıştı. Evin içindekiler ise samanlık önündeki hadiselerden habersiz, vicdan sızlatan eğlencelerine devam ediyorlardı. Bir ara, birkaç haydut daha, iki kızı sürükleyerek evden çıkardılar, Kara Fatma da daha fazla beklemeyi faydalı bulmadı ve erkeklere garip görünen bir kükreyişle bağırdı:


– “Ateş!..”

Üç–dört gün sonra Türk Ordusu, İzmit üzerinden taarruza başlayınca, Kara Fatma da orduya katılarak Kuva-yı Milliye'nin kahraman askerleriyle birlikte düşmana karşı savaştı dört gün boyunca. Bir yandan, savaşıyor, bir yandan da yaralanan askerlerin yaralarını sarıyordu. 12 Haziran 1921'de ordu ile beraber muzaffer olarak İzmit'e girdi. Orada 12 gün kaldı. 13. gün, kıtasıyla İznik havalisine Avdan Yaylası'na gitmesi emrini aldı. Kendisi hasta idi, kardeşi ile maiyetindekiler gittiler. Kendisi de onbir gün zarfında iyi olur olmaz, Oğul Paşa'da kıt'asına katıldı


29 Ağustos 1921'de düşman, Kara Fatma'nın tuttuğu cepheye; Kaynarca, Bereket Karadin üzerinden taarruza kalktı. Harp kaçınılmaz oldu. Birinci gün onbir saat, ikinci gün dokuz saat devam etti. Kara Fatma sol kolundan, oğlu sağ ayağından yaralandılar. İkinci gün akşam üzeri, Yunanlılar dört saat geriye çekildiler. Kara Fatma yine muzaffer olmuştu...

Fatma Hanım, Milli Mücadele’ye atıldığı zaman dokuz yaşındaki kızı da yanında idi.


Fatma Seher Hanım anlatıyor:


– “Bu kız da bana mı çekmiştir ne? Deli midir, nedir bilmem; şimdiye kadar yanımdan hiç ayrılmadı. Onu ekseriya İzmit'te bırakıyordum, fakat durmuyor, neferlerin peşine takılarak tâ siperlere kadar geliyor. Kaç defa harp ederken bana ve askerlerime mataralarla su taşımıştır. Bu çarpışmada zavallı kız sağ elini kaybetti. Şimdi İzmit'tedir”.


Fatma Hanım bu defa izinli olarak Ankara'ya geldiğinde kızı bir mektup yazdırarak ona göndermiş, mektubunda kendisinden küçük bir tabanca isteyerek,


– “Sağ elim yok ama, sol elle pek güzel atıyorum anne!”


Diye yazmış… İzmit'te, Yakın Şark Yardım Heyeti Reisi birgün Fatma Seher Hanım’dan bir fotoğrafını çıkarmaları için müsaâde talep etmiş. Fatma Hanım tabiî müsaâde etmiş. Fotoğrafı alındıktan sonra Amerikalı, kendisinden bu hediyesine mukabil ne hediye edilirse memnun olacağını sormuş. Fatma Hanım,
– “Hani onbeşli İngiliz silahı filintalar var ya; onlardan bulamadım, hediye edersiniz, nihayetsiz derecede makbule geçer”.


Amerikalı; yüzük, bilezik, küpe yerine; silaha, bombaya meyli olan bu kadının karşısında cidden hayrette kalmış. Ancak, o da silahtan bulamamış fakat, iki tâne saplı İngiliz bombası hediye etmiş.

Fatma Hanım; yürüyüşü, gezişi ve duruşu itibariyle tam anlamıyla asker bir karaktere sahip olmuştur.. Hülasa, askerlik onun ruhuna işlemiştir. Şu sözler kendisine aittir: "Ben kadınken iyi dikiş dikerdim"... Hakikaten kadınlığı onun için bir mazi idi artık. Ancak, bir annede bulunması gerektiği kadar da şefkatli idi. Mecazlarında, kinâye ve istiârelerinde muhayyilesine hakim olan bütün timsaller hep askerdir. Birgün karargâh zabitlerinin güçlüğünden bahsederken:


– “Menzil, posta beygiri gibi bir yerde durmuyor ki…”.


Demiştir. Fatma Seher Hanım'a cepheye ne zaman döneceği ve harpten sonra ne yapacağı sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:


– “Kırk gün izinliyim, buradan evvela Erzurum'a gideceğim. Üç senedir görmediğim ana ocağıma şöyle bir hal hatır soracağım. Oradan Sarıkamış'a varıp Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine hürmetlerimi arzedeceğim. Van'a kadar ya giderim ya gitmem... Orası uzaktır. Olur da günümü geçirirsem mesul olurum. Hoş, kumandanım çalışanlara pek bir şey demez, beni severler, ama nemelâzım. Bir saat evvel işbaşına dönmeli. Ya ben varmadan taarruz başlarsa o zaman halimiz nice olur!.. Benim üç senedir savaştığım yerlerde ne tâze kızım, ne taze gelinim, ne de dikili fidanım var. Fakat, bütün Türkiye benim toprağım. Ve bütün Türkler benim kızım, kardeşim, anam, babam. Ah şu, vatan uğruna gaza etmenin lezzetini tatmak yok mu!..”.
__________________
Bozkurt İle Köpeği Ayırt Edemeyen Yarın Karısı İle Bacısınıda Ayırt Edemez !!!!:#
Ayse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 22-09-2008, 10:06 PM   #2
Er
 
bozkurtdestani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Yaş: 16
Mesajlar: 1
Rep Puanı: 10
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
Standart

ablacım yazın çok güzel olmuş ellerine sağlık abla benim sitemdede yazarsanız çok sevinirim ve guru duyarım

Konu bozkurtdestani tarafından (22-09-2008 Saat 11:25 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: yazarlık mail lazım
bozkurtdestani isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-09-2008, 11:18 PM   #3

 
ulkucu_kiz_tuba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: Kocaeli
Yaş: 22
Mesajlar: 554
Rep Puanı: 775
Thanks: 5
Thanked 29 Times in 22 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 2 Gün 7 Saat 26 Dakika 28 Saniye
Standart

Kara Fatma ve daha niceleri Allah onlardan razı olsun mekanları cennet ruhları şad olsun ...
paylaşım için teşekkürler.
ulkucu_kiz_tuba isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-09-2008, 10:09 AM   #4

 
Tuğrul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 215
Rep Puanı: 50
Thanks: 4
Thanked 4 Times in 4 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 7 Saat 52 Dakika 8 Saniye
Standart

çok güzel bir paylaşim eline emeğine sağlik tşkür ederim
__________________
TuRKSeRSeRi

Ne MuTLu TüRKüM DiYeNe
üye olmak icin

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 



Tuğrul isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
hanim, seher, fatma, kadini, türk, kahraman


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kahraman Türk Kadını Gördesli Makbûle Ayse Asenalar Bölümü 0 08-09-2008 02:51 AM
Kahraman Türk Kadını Kara Fatma Ayse Asenalar Bölümü 0 08-09-2008 02:47 AM
Kahraman Türk Kadını Süyünbike Ayse Asenalar Bölümü 0 08-09-2008 02:44 AM
Kahraman Türk Kadını Ayşe Çavuş Ayse Asenalar Bölümü 0 08-09-2008 02:40 AM
Kahraman Türk Kadını Nene Hatun Ayse Asenalar Bölümü 0 08-09-2008 02:36 AM




Partiler RADYO ULKUMUZ Ülkücü Siteler, Milliyetçi Siteler, Toplist, Siteni Ekle

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.
Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız