|
|
|
|||||||||||||
|
|
![]() |
|
|
|||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|||||||
| Kayıt ol | Arkadaşını Davet Et | Resimler | Yardım | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Ülkücü Bilgiler Bir Ülkücünün Bilmesi Gereken Hersey Burada... |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Üyelik tarihi: Feb 2009 Bulunduğu yer: Zeytinburnu - İstanbul Yaş: 19
Mesajlar: 112
Rep Puanı: 220
Thanks: 31
Thanked 20 Times in 15 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 14 Dakika 18 Saniye
|
Milliyetçilik üzerinde tartışmalar uzun süreden beri sürmektedir. Kavramların içinin boşaltıldığı günümüzde milliyetçilik mefhumu da bu durumdan nasibini almıştır. 'Milliyetçilik nedir' sorusuna verilen cevaplar da bu yüzden çeşitlilik arz etmektedir. Meselenin düşündürücü tarafı ise; milliyetçilik hakkında görüş belirten bazı insanların konuyu derinlemesine araştırma zahmetine katlanmadan, kulaktan dolma ideolojik bilgilerle ya da ezberledikleri birkaç dini hükümle meseleyi hallettiklerini düşünmeleridir. Kolayca hüküm vermek, mesuliyet duygusundan yoksunluğun bir göstergesi olmakla birlikte gafletin, acziyetin ve ilimden yoksunluğun bir sonucudur. Bilmedikleri konunun uzmanı olmak maalesef günümüzde bir meziyet halini aldığı içindir ki, bazı insanlar bilmedikleri bir konuda dahi kendilerini konuşmak zorunda hissetmektedirler. Bu da çok ciddi zararlara yol açmaktadır. Bizim araştırmamızın konusu İslamiyet’te milliyetçiliğin olup olmadığı, daha doğrusu İslamiyet’in milliyetçiğe bakışı nasıl olduğudur. Gerçekten çok önemli olan bu konuyu İslami kaynakları baştan sona tarayarak ciddi araştırmalar neticesinde hazırladık. Kulaktan dolma, şifaî bilgilerle kesin hüküm vermenin zararlarını ve bu zararların doğurduğu sonuçları çok iyi bildiğimizden bu konuyu derinlemesine araştırma lüzumu hissettik. Yanlış bilinen veyahut kasten çarpıtılan meselelerin hakikatini gün ışığına çıkarmaya çalıştık. Kimileri milliyetçilik derinlemesine bir araştırma yapmadan, ya kulaktan dolma bilgilerle ya öğrendikleri birkaç ayet-i kerime ile ya da benimsedikleri ideolojinin çıkarlarına göre değerlendirmektedir. Biz burada yorumlarımızdan ve şahsi kanaatlerimizden ziyade Kur’an-ı Kerim’in bu konuya bakışını, hadislerde bu meselenin nasıl geçtiğini ve İslam âlimlerini bu konuda ne düşündüklerini ortaya koyarak ciddi ve güvenilir bir çalışma hazırlamaya çalıştık. Çoğu kez milliyetçilik; ırkçılıkla, faşistlikle, ulusalcılıkla karıştırılmaktadır. Kimileri milliyetçiliği kavmiyetçilik, ırkçılık olarak anlarken, kimileri faşistlik olarak algılamaktadır. Yeryüzünde milliyetçiliğin Fransız ihtilaliyle ortaya çıktığı sanan, ezberci beyinler bahsedilen ihtilalden asırlar evvel milliyetçi duygularla taşa vurulan Orhun abidelerindeki yazıdan ya habersizdirler yahut hakikati görmek istememektedirler. Orhun abidesinde geçen “Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan oturttu tabiî. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İşte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan milletin üzerine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım.” ifadesi milliyetçilik değil de, nedir? İslamiyet akrabalık bağlarının geliştirilmesine, kuvvetlendirilmesine çok önem vermektedir. Fakat akrabalık bağının da sınırlarını çizmiştir. İslamiyet’e açıkça düşmanlık besleyen kişiler ile akrabalık bağı ortadan kalkmaktadır. Türk Milliyetçileri de İslam’ın koyduğu bu kurallara aynen uymaktadırlar. Türk milliyetçileri, akrabalık bağının en büyük organizasyonu olan milletinin her ferdini sevmekte, onunla bağları kuvvetlendirmeye çalışmaktadır. Türk Milliyetçileri, üstünlüğün yalnızca takvada olduğuna inanmaktadır ve siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğünün olmadığının şuurundadır. Kimileri İslam kardeşliğinden bahsederek, zehirli fikirlerini güzel bir sloganla gizlemek niyetindedirler. Elbette bütün Müslümanlar kardeştirler ve Türk Milliyetçileri de bunun şuurundadır. Fakat kişinin kendi milletinin milli değerlerini savunması bu kardeşliğe engel değildir. Zira vatan sevgisinin imandan olduğu hadisi şerifi ile ortadadır. Fakat İslam kardeşliğinden bahseden bu zevatlar ne hikmetse, bu kardeşliğe Orta Asya’daki Türkleri dâhil etmemektedir! 35 milyonluk Doğu Türkistan, kızıl Çin emperyalizmi altında inim inim inlerken ne hikmetse bu kardeşlik pek hatırlanmaz. Bu kardeşlik Yunanistan’da, Bulgaristan’da bulunan soydaşlarımıza sindirme politikaları uygulanırken pek umursanmaz. Yine Ermenilerin, Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı işgal etmesine, 1 milyondan fazla insanın evsiz, yurtsuz kalmasına dikkat çekilmez. İslam milletleri elbette kardeştir ve bu kardeşlik bağı kuvvetlendirilerek sürdürülmelidir. Filistin de bizim kanayan yaramızdır, esir Doğu Türkistan da! Fakat ne gariptir ki, aynı soydan, aynı dilden, aynı dinden olan milyonlarca Müslüman Türk kardeşimizi düşünmenin neresi ırkçılıktır, neresi kafatasçılıktır? Türk Milliyetçiliğine düşman olanların etnik kökenini araştırınız, Türk olmadıklarını göreceksiniz. Türk Milliyetçiliğine karşı hasımane davranış sergileyenlerinin etnik kökenlerinin Türk olmayışı basit bir tevafuk olamasa gerek. Hâlbuki Türk Milletinin bir mensubu olmak için etnik olarak Türk olmaya gerek yoktur. V e hiç kimse onları etnik kökeninin farklı oluşundan dolayı dışlamamıştır. Fakat ne hikmetse bunlar, belki aşağılık duygusundan yahut kuru bir kavmiyetçilik davasından olsa gerek azınlık ırkçılığının bir numaralı savunucularıdır. Türk milliyetçilerine akla gelmedik iftiralar atmalarındaki maksatları, sığındıkları dindarlık perdesi altında gizlemeye çalıştıkları azınlık ırkçılığı anlayışlarıdır. Araştırmalarımızın neticesinde: Türk Milliyetçiliği davası, ayet ve hadislere göre, bazılarının iddialarının aksine İslamiyet’e aykırı değildir. Bilakis İslam Türk milliyetçiliğinde olduğu gibi birleştirici, kaynaştırıcı ve antropolojik ırkçılık anlayışına sahip olmayan milli bir anlayışı desteklemektedir. Kendi çıkarlarına göre ayet ve hadislerin bir kısmını insanlara anlatarak, diğerlerini kasten söylemeyen sözde dindarlar iyi bilmelidirler ki, Türk Milliyetçiliği davası İslamiyet’e uygundur.
__________________
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak,Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! Kahrolayım! Sevemedim Ülküden Başkasını. Birde Seni çok Seviyorum!! ![]() Biz sussak tarih sus mayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! kalmayacak. halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.. tarih sussa, hakikat susmayacak. onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.''
|
|
|
|
Bu Yazıyı Beğendiyseniz! Facebook'da Arkadaşlarınız İle Paylaşın...
|
|
Paylaş |
|
|
#2 |
|
Üyelik tarihi: Feb 2009 Bulunduğu yer: Zeytinburnu - İstanbul Yaş: 19
Mesajlar: 112
Rep Puanı: 220
Thanks: 31
Thanked 20 Times in 15 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 14 Dakika 18 Saniye
|
MİLLİYETÇİLİK VE İSLAM
İslam’da milliyetçiliğin olup olmadığı ve İslam’ın milliyetçiliğe nasıl baktığı uzun süren bir tartışma konusudur. Bu tartışmada bizi üzen şey, İslam’ı ideoloji haline getirerek, ayetlere ve hadislere keyiflerince manalar vermek yerine, İslami düşüncenin tahrif edilmeye çalışılmasıdır. Ezberledikleri üç-beş ayet ve hadis ile sloganik cümleler kurarak kolayca hüküm verenler, meseleye bütün kaynakları tam ve doğru bir şekilde ele alıp inceleyerek hareket etmeleri en güzel davranış olacaktır. Sözde dindar bu kişiler bilerek yahut bilmeyerek emperyalizmin ekmeğine yağ sürmekte, İslam memleketlerini büyük bir tehlikeye atmaktadırlar. Yüce dinimiz İslam, milleti inkâr etmek bir yana, bunun sosyal bir gerçek olduğunu ısrarla belirtmektedir. Fakat gözden kaçırılmaması gereken ve üzerinde önemli bir konu da şudur: İslam’da millet kavramı bizim bugün anladığımız mana ne milleti, ne da ırkı kastetmektedir. İslam’a millet “din” manasında ya da “ümmet” manasında kullanılmıştır. Hz. Muhammed’in (s.a.v) “Küfür tek bir millettir” hadisinde olduğu gibi burada tek bir inançtır, ümmettir, dini bir topluluktur manasındadır. Fakat günümüzde millet diğer topluluklardan ayrı dili, kültürü, tarihi vs olan insanlar topluluğudur. Mesela Türk milleti, Arap milleti, Alman milleti… Bizim için bugün aslolan ve üzerinde tartışma konusu olan millet kavramı ikincisidir. Yine kelime ve kavram üzerinden yola çıkarak şu misali verirsek millet kavramının neden bir değişikliliği uğradığını daha rahat anlayabiliriz. Arapça’da şems güneş demektir. Ve Araplar’ın güneşten korunmak için kullandıkları küçük araca da şemsiye yani güneşlik adını vermişlerdir. Fakat Türkiye’de yağmurdan korunmak için kullanılan eşyaya da şemsiye denir. Yani kelime aynı kalmıştır fakat coğrafya değişikliliğiyle birlikte şemsiye kelimesinin manası değişmiştir. Millet kelimesi de bugün bütün dünyada bugünkü kullanıldığı şekliyle kullanılmaktadır. Fakat biz millet kelimesini bütün dünyanın anladığı ve üzerinde tartışılan şekliyle ele alacağız. Bu noktada bir yanlışında altını çizmekte fayda vardır. Bazı ayet ve hadislerde geçen kavim veya soy kelimesi bazı art niyetli ve istismarcı kimselerce hemen millet, milliyetçilik olarak çevrilmekte ve böylece insanları yanlış yönlendirmeye çalışılmaktadır. MÜSPET VE MENFİ MİLLİYETÇİLİK Milliyetçilik, müspet ve menfi olmak üzere iki türlüdür. Bu ayrımları bilmediğimiz zaman yanlış düşüncelere ve kanaatlere sahip oluruz ki, bu da bizi birçok zafiyete götürür. Zira menfi ve müspet milliyetçilik sahipleri milliyetçi çatısı altında değerlendirildiği için, bu iki anlayışta aynıymış gibi değerlendirilmektedir. Şimdi kısaca müspet ve menfi milliyetçilik nedir, bunu inceleyelim. Müspet (iyi) Milliyetçilik: Din, dil, tarih, kültür, an’ane vs gibi milleti oluşturan değerlerin korunması, geliştirilmesi için çabalayan, antropolojik ırkçılığı benimsemeyen, başka milletleri hor ve hakir görmeyen bir milliyetçilik anlayışıdır. Ör: Türk Milliyetçiliği buna bir örnektir. Menfi (kötü) Milliyetçilik: Üstün ırk anlayışının yer aldığı, başka milletlere emperyalist bakışı olan milliyetçilik anlayışıdır. Bu milliyetçilik anlayışında ırk, dinden önce gelir. Ör: Adolf Hitler’in milliyetçilik anlayışı. Hitler Ari ırkının üstünlüğünü savunuyordu. Yine aynı şekilde amatör biyolog Charles Darwin’de Avrupa milletlerinin üstün ırka mensup olduğuna inanıyordu. İSLAM, MİLLETİ REDDEDER Mİ? İslam, milletlerin varlığını nasıl değerlendirmektedir? Bu konuyu incelemeye çalışalım. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bugünkü anlaşılan manasıyla milletten, Rum Sûresinin 22. ayetinde şöyle bahsedilmektedir: “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.” Hucurat Suresinin 13’ncü ayetinde ise şöyle buyrulmaktadır: “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdar olandır.” Konuyla ilgi olarak başka bir ayette yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “O, sudan bir insan yaratıp ondan soy-sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Furkân Sûresinin 54) Ayet-i kerimelerden de anlaşılacağı üzere Kur’an, milletlerin varlığını rabbimizin kudretinin delillerinden birisi olarak zikredilmektedir. O halde milletlerin yok olmasının engellenerek, varlığının devam ettirilmesi gerekmektedir. Milliyeti inkâr ederek, insanları soysuzlaştırıp tek bir millete mensup kılmaya çalışmak, yukarıdaki ayetlerden de anlaşılacağı üzere dinimize uygun olmadığı gibi ilme, sosyolojiye ve mantığa da aykırıdır.
__________________
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak,Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! Kahrolayım! Sevemedim Ülküden Başkasını. Birde Seni çok Seviyorum!! ![]() Biz sussak tarih sus mayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! kalmayacak. halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.. tarih sussa, hakikat susmayacak. onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.''
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üyelik tarihi: Feb 2009 Bulunduğu yer: Zeytinburnu - İstanbul Yaş: 19
Mesajlar: 112
Rep Puanı: 220
Thanks: 31
Thanked 20 Times in 15 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 14 Dakika 18 Saniye
|
İSLAM’IN REDDETİĞİ “IRKÇILIK”
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi milliyetçilik ile ırkçılık, kavmiyetçilik, ulusalcılık, faşistlik karıştırılmaktadır. Önce isterseniz milliyetçilik ile karıştırılan kavramların ne manaya geldiğinin, sözlük manasının ne olduğunu açıklayalım. Ulusalcılık: Dini inanç ve kültür değerlerinden soyutlanarak ülke bütünlüğünün savunulması. Günümüz Türkiye’sinde Milliyetçiliğin en büyük düşmanıdır. Geçmişte başka fikirleri savunan insanların, hiçbir kıstasa tabi olmadan kuru bir yurt sevgisidir. Faşistlik: Kendi fikirlerinden başka hiçbir fikre yaşam hakkı tanımayan, baskıcı, otoriterlik. Faşizm, demokratik olmayan rejimlerde görülür. Ünlü faşistler: Adolf Hitler, Mussolini, Saddam Hüseyin, Lenin, Stalin vs. Faşistlik komünizmin olduğu yerde kendin tam olarak gösterir. Örneğin Sovyet Rusya’da kitle iletişim araçları komünist partisinin emrindedir ve komünizmin dışında herhangi bir fikre hizmet eden yayın organı kurmak, yönetmek yasaktır. Ve Sovyet Rusya’da yalnızca Pravda gazetesi vardı ve İşçi partisinin sözcülüğünü yapmakla mükellefti. DİNİMİZDE IRKÇILIK YASAKTIR! Yüce dinimiz İslamiyet ırkçılığı kesin ve açık bir şekilde yasaklamıştır. Bu konu da Kur’an-ı Kerim’de ayetler bulunmakla birlikte, Hz. Peygamberimizin hadis-i şerifleri de mevcuttur. Hucurat Suresi 13 ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır.” Yine aynı şekilde Münâfikûn suresinin 8. ayetinde de “asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir” buyrulmaktadır. Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere, İslam’a göre üstünlük takvada yani Allah’a yaklaşmadadır. Hiçbir kavmin, soyun, kişinin bir diğerine üstünlüğü takva haricinde söz konusu değildir. İki cihanın serveri, gözümüzün nuru Hz. Muhammed (s.a.v) bu konuda Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmaktadır: “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar da kardeştir. Allah katında en hayırlınız, Allah’tan en çok korkanınızdır. Arab’ın Acem’e, Acem’in de Arab’a, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkında sarı ırka üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” Yine başka bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim ummiyye (gayesi İslam olmayan) bir bayrak altında bir asabiyete çağırırken veya bir asabiyete yardım ederken öldürülürce onun ölümü, cahiliye ölümü üzeredir." (Ravi:Cündeb İbnu Abdillah Hadis No:4798) Yine bilinen bir örnektir. Hz. resul; kızı Fatıma'ya :"Ey Fatıma, peygamber kızıyım diye güvenme kıyamet günü ben bile seni kurtaramam " buyurmuşlardır. Burada da akraba olmanın ahirette kişiye hiçbir faydası ya da zararını olmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Konuyla ilgili diğer bir hadis de şöyledir: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körü körüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü`min olanlarına hürmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim." (Ravi: Ebu Hüreyre Hadis No : 1729) Ayetlerden ve hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere İslamiyet ırkçılığa şiddetle karşı çıkmakla ve onu yasaklamaktadır. Hiçbir ırkın, topluluğun ve de kişinin başka bir kişiye, topluluğa doğuştan gelen üstünlüğü söz konusu değildir. Üstünlük takvada yani Allah’a yaklaşmadadır. Üstünlüğün ölçüsü apaçık ortadadır ve takva üzere olduğunuzda yani Allah’a daha yakınlaştığınızda üstünlük elde etmiş olursunuz.
__________________
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak,Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! Kahrolayım! Sevemedim Ülküden Başkasını. Birde Seni çok Seviyorum!! ![]() Biz sussak tarih sus mayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! kalmayacak. halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.. tarih sussa, hakikat susmayacak. onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.''
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Üyelik tarihi: Dec 2008 Bulunduğu yer: ÖTÜKEN
Mesajlar: 1,283
Rep Puanı: 7624
Thanks: 584
Thanked 670 Times in 458 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
|
İSLAMDA MİLLİYETÇİLİK PEK TABİİ VARDIR ırkçılık yoktur
Mensup oldukları cemaatten başka herkesi hakir gören, yalnızca kendisilerinin “samimi” Müslüman olduğuna inandırılmış, aslen “kibir öbekli” bu gibi kişilerin; vatanını seven, milletinin, ümmetinin, dolayısıyla insanlığın yücelmesi için Gayretullah’a sığınarak çalışan Türk Milliyetçileri’ni, ırkçı, hatta İslam harici, tövbe haşa “kâfir” olarak görmesi ve göstermesi, son derece düşündürücüdür. Maalesef bu kişiler, konuyu derinlemesine araştırma zahmetine katlanmadan, kulaktan dolma bilgilerle kendilerini neredeyse “fetva makamı” saymaktadırlar. Türk Milliyetçileri’ne ırkçı, kafatasçı diyerek İslâm harici görenler, bir Müslüman’a “kâfir” diyenin kendisinin küfre gideceğini unutmamalıdırlar. Türk Milliyetçileri’ne bu iftiraları atanların tamamına yakını kesin hükümlü bağnazlardır. Bir kısmı da azınlık ırkçısı olduklarını dindarlık perdesi arkasına sığınarak saklamaya çalışan zavallılardır. Bizim milliyetçiliğimiz... İslâm, meşrû sınırlar içerisinde akrabalık bağının kuvvetlendirilmesi, sürdürülmesini tavsiye etmektedir. Türk Milliyetçileri de, akrabalık bağının en büyük organizasyonu olan milletimizin her ferdini sevmekte ve kardeşlik bağlarının kuvvetlendirmesine gayret etmektedirler. Türk Milliyetçileri, “Üstünlüğün yalnızca takvâda olduğuna inanmaktadır ve siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğünün olmadığının” şuurundadır. Bizim milliyetçilik anlayışımızda antropolojik ırkçılığa, kafatasçılığa asla ve asla yer yoktur. Bizim milliyetçiliğimiz, başka milletlerin gözyaşları üzerine bina edilmemiştir. Elbette “Bütün Müslümanlar kardeştir” ve Türk Milliyetçileri buna iman etmişlerdir. Fakat kişinin kendi vatanının ve milletinin değerlerini savunması, bu kardeşliğe engel değildir. Zira “Vatan sevgisi imandandır” hadis-i şerifi ortadadır. İslâm kardeşliğinden bahsederek, Türk Milliyetçileri’ne insafsızca saldıranlar; nedense Kızıl Çin emperyalizmi altında inim inim inleyen 35 milyon Doğu Türkistanlı Müslüman kardeşimizi, tıpkı şu “ulu - salyacılar” gibi hatırlamazlar. Bu kardeşlik, Yunanistan’da, Bulgaristan’da bulunan soydaşlarımıza sindirme politikaları uygulanırken pek umursanmaz. Yine Ermenilerin kadim Azerbaycan yurdu Karabağ’ı işgal etmesi, 21’inci asrın en büyük soykırımını yapması, 1 milyondan fazla insanın evsiz, yurtsuz kalması karşısında bu kardeşlik unutulur. İslâm milletleri elbette kardeştir ve bu kardeşlik bağı kuvvetlendirilerek sürdürülmelidir. Filistin de bizim kanayan yaramızdır, esir Doğu Türkistan da... Irkçılık lanetlenmiştir... Yüce dinimiz İslam, ırkçılığı kesin bir dille yasaklamıştır. Bunu herkes bilmektedir. Mesele İslamiyet’e göre ırkçılığın ne olduğudur. Maalesef Türk milliyetçilerine saldıranlar İslamiyet’e göre ırkçılığın ne olduğunu araştırmak yerine, kendilerine ezberletilenler dairesinde ırkçı tarifi yapmaktadırlar. Peygamberimiz Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sav) sadece şu hadis-i şerifi, bu kişilere cevap olarak yeter de, artar: “En hayırlınız, (zulme düşerek) günah işlemedikçe aşiretini müdafaa edendir.” (Süraka İbnu Malik el-Cu’şemi) Bu hadis-i şeriften anlaşılacağı üzere, günah işlemedikçe mensubu bulunduğumuz milleti, cemiyeti, kavmi ve aşireti müdafaa etmemiz çok hayırlı bir davranıştır. O halde milliyetçi olmamız, aziz vatanımıza, millî ve değerlerimize sahip çıkmamız, kendileri rahat döşeklerinde kışlarken, milletimizin ve İslâm’ın hizmetinde kanımızı - canımızı vermemiz, bunları niçin rahatsız etmektedir?.. Birlik çağrısına devam... Kelimelerin içinin boşaltılarak, kavram kargaşasının yaşandığı günümüzde milliyetçilik, “ulusalcılık” ile karıştırılmaktadır. Türk Milliyetçiliği’nin, hiçbir derinliği olmayan ve İslamî anlayışa düşman olan şu kavram salatası “ulusalcılık” ile hiçbir bağı yoktur. Bugün Türk Milliyetçiliği’nin en büyük düşmanı da işte bu ulusalcılardır. Propaganda bombardımanı tesirinde kalan küçük ve safdîl bir azınlık dışında, “milliyetçiyim” diyemedikleri için lafta ulusalcı kesilenler, milletimizin bütün manevî değerlerine düşmandırlar. Dolayısıyla İslâm’ın hizmetkârı olan Türk Milliyetçiliği’nin de katıksız düşmanıdırlar.
__________________
Sükut eyledim,''Kahrı var'' dediler.Biraz söyledim, ''Zehri'' var dediler.Sustum, kahrından susuyor dediler; biraz konuştum,zehrini kusuyor dediler... ![]() |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Üyelik tarihi: Dec 2008 Bulunduğu yer: ÖTÜKEN
Mesajlar: 1,283
Rep Puanı: 7624
Thanks: 584
Thanked 670 Times in 458 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
|
Zira “Vatan sevgisi imandandır” hadis-i şerifi ortadadır.
İşte bu Hadis-Şerif herşeyi ortaya koymuştur.Vatan toprakları kurtarılırken yüreklerdeki imanla olmuştur.Özellikle Türk milliyetçileri hiç bir zaman ırkçılık yapacak kadar imandan vazgeçmemişlerdir.Türklüğü bedeni, İslamiyet'i ruhu bilen Ahmet Arvasi, bu yaklaşım doğrultusunda önemli düşünceler ortaya koymuş bir münevverimizdi. Hz. Muhammed'in soyundan, yani Seyyid olması nedeniyle ecdadı aslen Arap olan Ahmet Arvasi; ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet anlayışına düşüncelerinde yer vermemiş, Türk-İslam ülküsüne gönül vermişti. Ahmet Yesevi'nin; "Kafir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma. Çünkü kalbi kırmak Allah'ı kırmaktır. Gönlü kırık zavallı garip birini görsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol." anlayışı dünya ve insanlık barışı için büyük önem taşımaktadır. Ahmet Yesevi, düşünceleriyle dünya ve insanlık barışı için büyük bir önem taşıdığı gibi kendi kimliğimizin köklerini ve manevi mayasını anlamamız açısından da büyük bir önem taşımaktadır. Ahmet Yesevi, İslam inancı ile Türk kültürünü, değerlerini ve yaşam tarzını bir senteze ulaştırmıştır. Ahi Evran, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Saru Saltuk, gibi övündüğümüz hoşgörü dehaları ve tasavvuf erbapları, Yesevi'nin izinden gitmişlerdir. Yesevilik, sevgi ve barışın yanı sıra tevazu, sadelik ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Yeseviliğin ilkeleri sunlardır: · Allah'a aşkla yöneliş; Ahmet Yesevi "Aşkı olmayanın ne dini vardır ne de imanı." sözüyle bu konuya ne kadar önem verdiğini göstermektedir.Türk milliyetçileri Ahmet yesevi dergahıyla yoğrulmuş yüreklerdir. Ülkü Gülü Mustafa Pehlivanoğlu'nun Milliyetçiliği: "Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır" Bizim milliyetçiliğimiz ırkçılık değil İlah-i Kelimetullahdır.
__________________
Sükut eyledim,''Kahrı var'' dediler.Biraz söyledim, ''Zehri'' var dediler.Sustum, kahrından susuyor dediler; biraz konuştum,zehrini kusuyor dediler... ![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to ÜLKÜCAN For This Useful Post: | mokay (14-02-2009) |
|
|
#6 |
|
Üyelik tarihi: Jan 2009 Bulunduğu yer: Giresunluyum ama Almanyada yasiyorum Yaş: 20
Mesajlar: 20
Rep Puanı: 20
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 23 Dakika 34 Saniye
|
ayrimcilik yapsaydik, yeri olmazdi, biz sadece türklülügümüzle gurur duyuyoruz =) baskayiz biz ya =)
serefli, gururluyuz biz ya liderlik vasiflari var bizde =) paylasim icn tskr. |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to cCcansu89 For This Useful Post: | mokay (14-02-2009) |
|
|
#7 |
|
Üyelik tarihi: Feb 2009 Bulunduğu yer: Zeytinburnu - İstanbul Yaş: 19
Mesajlar: 112
Rep Puanı: 220
Thanks: 31
Thanked 20 Times in 15 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 14 Dakika 18 Saniye
|
İSLAM’A GÖRE IRKÇILIK NEDİR?
Buraya kadar olan bölümde İslam’da millet kavramını ve İslam’ın ırkçılığa bakışını ortaya koymaya çalıştık. Yüce dinimiz İslam’ın millet kavramını ortaya koyduğunu ve ırkçılığı kesin bir şekilde yasakladığını izah ettik. Bu nokta da çok önemli bir soru akıllara gelmektedir ve bu soru İslam’da milliyetçilik meselesinin de düğüm noktasını oluşturmaktadır: Irkçılığı kesin bir dille yasaklayan İslam’da ırkçılık nedir? Veyahut İslam kime ırkçı demektedir? Bu soruya verilecek cevap meseleyi tamamen muğlâk olmaktan, anlaşılamamaktan çıkartacaktır. Milliyetçiliğe cephe alanlar ve onları aslı astarı olmayan ithamlarla suçlayanlar, her nedense bu konuya hiçbir şekilde değinmemekte, adeta saklamaya çalışmaktadırlar. Peygamber Efendimiz, ırkçılığı şöyle tarif etmektedir: "Ey Allah`ın Resulü," dedim, "asabiyet nedir?" "Asabiyet," buyurdular, "zulümde kavmine yardım etmendir." (Ravi: Vasile İbnu`l-Eska Hadis No: 4800) Hadis-i şerif’ten de apaçık anlaşıldığı üzere, ırkçılık; zulüm üzerinde olan, zulüm yapan kavmine yardım edilmesidir. Yani kişinin kavmini, milletini sevmesi ırkçılık değildir. Hatta Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadırlar: Resulullah (sav) buyurdular ki: "En hayırlınız, (zulme düşerek) günah işlemedikçe aşiretini müdafaa edendir." (Ravi (r.a.): Süraka İbnu Malik el-Cu'şemi) Yukarda ki bu hadis-i şeriften de apaçık anlaşılacağı üzere, günah işlemedikçe mensubu bulunduğumuz milleti, cemiyeti, kavmi ve aşireti müdafaa etmemiz yani savunmamız çok hayırlı bir davranış olarak görülmektedir. O halde milliyetçi olmamız, milli değerlere, aziz vatanımıza sahip çıkmamız örnek bir davranış olmaktadır. İSLAM VE AKRABALIK BAĞI Yüce dinimiz İslamiyet akrabalık bağlarına çok önem verir. Bildiğiniz üzere iki insan arasında bulunan ırsi yani kan bağına akrabalık denir. İslam akrabalık bağının bırakınız koparılmasını, bilakis kuvvetlendirilmesini şiddetle tavsiye etmektedir. İster yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim olsun, isterse hadis-i şeriflerde olsun bu konu geniş yer tutmaktadır. Milletler, bir anlamda bu akrabalık bağının en geniş biçiminin olduğu sosyal bir topluluktur. Şöyle ki; kişinin anne, baba ve kardeşleri akrabalık bağının en yakın kişileridir. Akrabalık bağını genişletecek olursak eğer, kişinin ailesinden sonra sülalesi sonra köyü ilçe, ili vs derken mensup olduğu millete ulaşılacaktır. Millet dediğimiz sosyal organizasyon insanların akrabalık bağlarıyla oluşturduğu en geniş akrabalık şeklidir diyebiliriz. Kur’an-ı Kerim’de akrabalık bağı ile ilgili olarak şu ayetleri misal olarak vermek yerinde olacaktır. • Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir. (Tevbe Sûresi:8) • Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi? (Muhammed Sûresi:22) • Bir mü’min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir. (Tevbe Sûresi:10) • (Önce) en yakın akrabanı uyar. (Şu’arâ Sûresi:214) • Onlar, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlâki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. (Bakara Sûresi:27) • Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı. (Bakara Sûresi:180) • Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.(Bakara Sûresi:215) • Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir. (Nisâ Sûresi:1) • Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.(Nisâ Sûresi:7) • Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin. (Nisâ Sûresi:8) • (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. (Nisâ Sûresi:33) • Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. (Nisâ Sûresi:36) • Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde şüphesiz günahkârlardan oluruz” diye yemin ederler. (Mâide Sûresi:106) • Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Enfâl Sûresi:75) • Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır. (Ra’d Sûresi:25) • Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. (İsrâ Sûresi:26) • “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum, karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!” (Meryem Sûresinin 5-6) • Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Rûm Sûresi:38) • Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitabına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır. (Ahzâb Sûresi:6) • İşte bu Allah’ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: “Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden, akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” Kim güzel bir iş yaparsa, onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir. (Şûrâ Sûresi:23) İki cihan güneşi, peygamber efendimizin(s.a.v), akrabalık bağı ile ilgili hadis-i şerifler de şöyledir: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahman'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941) Ravi (r.a.): Abdullah İbnu Amr İbni'l-As) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 49, (1980) Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm'a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka." (Kaynak: Nesai, Zekat 82, (5, 92); Tirmizi, Zekat 26, (658); İbnu Mace, Zekat28, (1844) Ravi (r.a.): Selman İbnu Amir)
__________________
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak,Halbuki; Biz sussak tarih susmayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! Kahrolayım! Sevemedim Ülküden Başkasını. Birde Seni çok Seviyorum!! ![]() Biz sussak tarih sus mayacak Onlar sanıyorlar ki,Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak,Halbuki; Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar... Vicdan azabından kurtulsalar Tarihin azabından kurtulamayacaklar Tarihin azabından kurtulsalar... Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar! kalmayacak. halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.. tarih sussa, hakikat susmayacak. onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.''
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| islam, milliyetçilik |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türk İslam Ülkücülerinden,Amerikan İslam ülkücülerine İthaf | ÜLKÜCAN | Beğenilen Yazılar ve Yazarlar Bölümü | 1 | 14-02-2009 08:25 PM |
| Milliyetçilik | TavşaN | Beğenilen Yazılar ve Yazarlar Bölümü | 0 | 08-02-2009 06:22 PM |
| Milliyetçilik | Genc_Pasa | 9 ISIK | 0 | 12-12-2008 09:17 PM |
| Milliyetçilik | Börteçine | Atatürk'ün İlkeleri | 0 | 10-11-2008 09:31 PM |
| milliyetcilik | aMiRaL | 9 ISIK | 1 | 21-09-2008 02:13 AM |
| Sistem Bilgileri | Bilinmesi Gerekenler |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz. Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008 |
Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir. |