|
|
|
|||||||||||||
|
|
![]() |
|
|
|||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|||||||
| Kayıt ol | Arkadaşını Davet Et | Resimler | Yardım | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Türk Büyükleri Türk Büyükleri Hakkında Hersey |
![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Üyelik tarihi: Jan 2009 Bulunduğu yer: Vatan topragı
Mesajlar: 2,059
Rep Puanı: 4520
Thanks: 779
Thanked 408 Times in 296 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 4 Hafta 1 Gün 14 Saat 17 Dakika 58 Saniye
|
El BİRUNİ
(973-1049) Bîrûnî, Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği büyük ilim ve din adamlarındandır. Bugün İran sınırları içinde bulunan Kas şehrinde 973 yılında doğdu. Harzem Türklerindendi küçük yaşta babasını kaybetti. Kabiliyetleri ve zekası ile hemen dikkatleri çekti. Harzemşah hanedanından meşhur matematikçi Ebu Nasr Mansur, Bîrûnî’yi himayesine alarak yetiştirdi. Bîrûnî, astronomi çalışmalarına 995’te başladı; güneşin ve gezegenlerin meyillerini tespit etti. 44 yaşındayken Gazneli Sultan Mahmut’un himayesine girdi ve çalışmalarına burada devam etti. Gazneli Sultan Mahmut’un Hindistan seferine, başdanışman ve hazine genel müdürü olarak katıldı. Hindistan’ın fethinden sonra burada çeşitli ölçümler yapan Bîrûnî, yerkürenin yarıçapını 6.324.66 kilometre olarak, gerçeğe çok yakın şekilde hesapladı ve dünyanın yuvarlak olduğunu, tereddüte meydan bırakmayacak şekilde açıkladı. Arapça ve Farsça’nın yanı sıra Sanskritçe, İbranice, Rumca, Süryanice ve Yunanca’yı da öğrenen Bîrûnî, astronominin yanı sıra tıp, fizik, matematik, tarih, kronoloji, ve din ilimlerinde de büyük ilerleme gösterdi. Bu bilim dallarında, toplam 196 eser yazdı. Sahip olduğu ilimî araştırma metodu sebebiyle, ilim tarihçileri Bîrûnî’yi, bütün zamanların en büyük mütefekkirleri arasında sayar. Yerçekimi kanunu konusunda, İngiliz Newton’dan önce incelemeler yapan Bîrûnî, dünyanın merkezinin cisimleri çektiğini ve bu yüzden, dünya dönmesine rağmen üzerindekilerin boşluğa fırlamadığını izah etti. Bîrûnî, 1049 yılında Gazne’de vefat etti. Kaynak:Hamza Eravşar
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
Bu Yazıyı Beğendiyseniz! Facebook'da Arkadaşlarınız İle Paylaşın...
|
|
Paylaş |
|
|
#2 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
Biruni o bir müslüman, aynı zamanda bir Türk. Peki kaçınız bu ismi duydunuz? Aslında o çok büyük birisi.
El Biruni sadece Türk dünyasının değil dünyanın en büyük bilim adamlarından sayılmaktadır. Öyle tek tük dalda değil birçok dalda bilgi sahibi bir insandır. ![]() Şimdi size bu adamla ilgili birçok ilginç bilgiler vereceğim, oldukça şaşıracaksınzı…
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
AbulReyhan Muhammed Bin Ahmet ElBiruni ElHarizmi
(973 1051) ![]() O, sadece Türk ve İslam dünyasının değil, dünyanın en büyük bilim adamlarından biri sayılmaktadır Yaşadığı çağa damgasını vurup " Biruni Asrı" denmesine sebep olan zekâ harikası bilgin 973 yılında Harizmin merkezi Kâsta doğdu. Esas adı Ebû Reyhan b. Muhammeddir. Küçük yaşta babasını kaybetti. Annesi onu zor şartlarda, odunsatarak büyüttü. Daha çocuk yaşta araştırmacı bir ruha sahipti. Birçok kOnuyu öğrenmek için çılgınca hırs gösteriyordu. Tahsil çağına girdiğinde Hârizmşahların himayesine alındı ve saray terbiyesiyle yetişmesine özen gösterildi. Bu aileden bilhassa Mansur, Bîrûnînin en iyi bir eğitim alması için her imkânı sağladı. Bu arada İbni Irak ve Abdüssamed b. Hakîmden de dersler alan bilginimizin öğrenimi uzun sürmedi, daha çok özel çabalarıyla kendisini yetiştirdi. Araştırmacı ruhu, öğrenme hırsı ve sönmeyen azmiyle birleşince 17 yaşında eser vermeye başladı. Fakat Memûnîlerin Kâsı alıp Hârizmşahları tarihten silmeleriyle Bîrûnînin huzuru kaçtı, sıkıntılar başladı ve Kâsı terketmek zorunda kaldı. Ancak iki yıl sonra tekrar döndüğünde ünlü bilgin EbülVefâ ile buluşup rasat çalışmaları yaptı. Daha sonra hükümdar EbülAbbas, sarayında Bîrûnîye bir daire tahsisedip, müşavir ve vezir olarak görevlendirdi. Bu durum, hükümdarların ilme duydukları derin saygının göstergesi, bilginimizin de devlet başkanları yanındaki yüksek itibarının belgesiydi. ![]() Gazneli Mahmud Hindistanı alınca hocalarıyla Bîrûnîyi de oraya götürdü. Zira onun yanında da itibarı çok yüksekti. "Bîrûnî, sarayımızın en değerli hazinesidir derdi. Bu yüzden tedbirli hünkâr, liyakatını bildiği Bîrûnîyi Hazine Genel Müdürlüğüne tayin etti .O da orada Hint dil ve kültürünü bütünüyle inceledi. Üstün dehasıyla kısa sürede Hintli bilginler üzerinde şaşkınlık ve hayranlık uyandırdı. Kendisine sağlanan siyasî ve ilmî araştırmalarına devam etti. Bir devre adını veren, çağını aşan ilmî hayatının zirvesine erişti. Sultan Mesud, kendisine ithaf ettiği Kanunu Mesûdî adlı eseri için Bîrûnîye bir fil yükü gümüş para vermişse de o, bu hediyeyi almadı. Son eseri olan Kitabüs Saydele fit Tıbbı yazdığında 80 yaşını geçmişti. Üstad diye saygıyla yâd edilen yalnız İslâm âleminin değil, tüm dünyada çağının en büyük bilgini olan Bîrûnî, 1051 yılında Gaznede hayata gözlerini yumdu. Bîrûnî, "Elinden kalem düşmeyen, gözü kitaptan ayrılmayan, iman dolu kalbi tefekkürden dûr olmayan, benzeri her asırda görülmeyen bilginler bilgini bir dâhiydi. Arapça, Farsça, Ibrânîce, Rumca, Süryânice, Yunanca ve Çinçe gibi daha birçok lisan biliyordu. Matematik, Astronomi, Geometri, Fizik, Kimya, Tıp, Eczacılık, Tarih, Coğrafya, Filoloji, Etnoloji, Jeoloji, Dinler ve Mezhepler Tarihi gibi 30 kadar ilim dalında çalışmalar yaptı, eserler verdi. ![]() ![]() Onun tabiat ilimleriyle yakından ilgilenmesi, Allahın kevnî âyetlerini anlamak, kâinatın yapı ve düzeninden Allaha ulaşmak, Onu yüceltmek gâyesine yönelikti. Eserlerinde çok defa Kur ân âyetlerine başvurur, onların çeşitli ilimler açısından yorumlanmasını amaçlardı. Kurânın belâğat ve icazına olan hayranlığını her vesileyle dile getirdi. İlmî kaynaklara dayanma, deney ve tecrübeyle ispat etme şartını ilk defa o ileri sürdü. ![]() Gaznede kıbleyi tam olarak tespit etmesi ve kıblenin tayini için geliştirdiği matematik yöntemi dolayısıyla kıyamet günü Rabbinden sevap ummaktadır. Ayın, güneşin ve dünyanın hareketleri, güneş tutulması anında ulaşan hadiseler üzerine verdiği bilgi ve yaptığı rasatlarda, çağdaş tespitlere uygun neticeler elde etti. Bu çalışmalarıyla yer ölçüsü ilminin temellerini sekiz asır önce attı. Israrlı çabaları sonunda yerin çapını ölçmeyi başardı. Dünyanın çapının ölçülmesiyle ilgili görüşü, günümüz matematik ölçülerine tıpatıp uymaktadır. Avrupada buna BÎRÛNI KURALI denmektedir. ![]() Biruni, hastalıkları tedavi konusunda değerli bir uzmandı. Yunan ve Hint tıbbını incelemiş, Sultan Mesudun gözünü tedavi etmişti. Otların hangisinin hangi derde deva ve şifa olduğunu çok iyi bilirdi. Eczacılıkla doktorluğun sınırlarını çizmiş, ilaçların yan etkilerinden bahsetmiştir. Daha o çağda Ümit Burnunun varlığından söz etmiş, Kuzey Asya ve Kuzey Avrupadan geniş bilgiler vermişti. Christof Coloumbdan beş asır önce Amerika kıtasından, Japonyanın varlığından ilk defa sözeden Odur. Dünyanın yuvarlak ve dönmekte olduğunu, yerçekimin varlığını Newtondan asırlarca önce ortaya koydu. Henüz çağımızda sözü edilebilen karaların kuzeye doğru kayma fikrini 9.5 asır önce dile getirdi. Botanikle ilgilendi, geometriyi botaniğe uyguladı. Bitki ve hayvanlarda üreme konularına eğildi. Kuşlarla ilgili çok orjinal tespitler yaptı. Tarihle ilgilendi. Gazneli Mahmud, Sebüktekin ve Harzemin tarihlerini yazdı. Bîrûnî, ayrıca dinler tarihi konusuna eğildi, ona birçok yenilik getirdi. Çağından dokuz asır sonra ancak ayrı bir ilim haline gelebilen Mukayeseli Dinler Tarihi, kurucusu sayılan Bîrûnîye çok şey borçludur. Bîrûnî, felsefeyle de ilgilendi. Ama felsefenin dumanlı havasında boğulup kalmadı. Meseleleri doğrudan Allaha dayandırdı. Tabiat olaylarından sözederken, onlardaki hikmetin sahibini gösterdi. Eşyaya ve cisimlere takılıp kalmadı. Bîrûnî, Cebir, Geometri ve Cografya konularında bile o konuyla ilgili bir âyet zikretmiş, âyette bahsi geçen konunun yorumlarını yapmış, ilimle dini birleştirmiş, fennî ilimlerle ilahî bilgilere daha iyi nüfuz edileceğini söylemiş, ilim öğrenmekten kastın hakkı ve hakikatı bulmak olduğunu dile getirmiş ve "Anlattıklarım arasında gerçek dışı olanlar varsa Allaha tövbe ederim. Razı olacağı şeylere sarılmak hususunda Allahtan yardım dilerim. Bâtıl şeylerden korunmak için de Allahtan hidayet isterim. İyilik Onun elindedir!" demiştir. II.Bölüm 11. yüzyılın ilk yarısının en ünlü astronom ve matematikçisi, Felsefe ve coğrafya alanlarında da çalışmalar yaptı. Sayılar kuramı, Hint hesabı, ay ve güneş tutulmaları, matematik coğrafya, enlem ve boylam tayini, kuyruklu yıldızlar, küre geometrisi gibi konularda yazılmış 113 kadar eseri (toplam sayfası 13.000 u geçer) bilinir. Geometride, açıyı üçe bölme problemini de içeren cetvel ve pergel ile çözülemeyen bir grup problem vardır ki, bunlar matematik tarihinde "Biruni problemleri" olarak bilinir. Daire içine çizilmiş 9 kenarlı düzgün poligonun bir kenarının uzunluğunu özgün bir yöntemle hesapladı. Pi sayısının hesabı üzerine çalıştı, sinüsler teoremini kendine özgü bir yöntemle kanıtladı. El Biruni Trigonometriye sekant, cosecant ve cotangent fonksiyonlarını eklemiştir. Diğer bir eserinde jeodeziyle ilgili temel bilgiler verdiği için bu bilimin kurucusu sayılmaktadır. Ayrıca, madenlerin yoğunluklarını az bir hata ile bulmuştur.(Fe=7.82 ;gerçek değer Fe=7.86). Yerçekimi kanununun İngiliz bilimadamı Newton tarafından keşfedilmiştir. Ancak, bu olay için, ilk defa fikir ortaya atıp incelemelerde bulunan Biruni’dir. Biruni; Dünya dönüyorsa ağaçlar, taşlar vb. yerlerinden neden fırlamıyor? diye soranlara; "Bu dünyanın dönmesi olayını çürütmez. Çünkü herşey dünyanın merkezine düşüyor. Bu da gösterir ki, merkezde bir çekicilik vardır ve bu yerçekimi, yeryüzündeki nesnelerin dışarı fırlamasına mani olmaktadır" demektedir. Bu konuyu bilim tarihçisi Carl L. Boyer, A History of Mathematics adlı kitabında belirtmektedir. Biruni nin eserlerini bilimin objektive yaklaşımıyla inceleyen bilim adamlarının ve bilim tarihçilerinin görüşü Biruni nin bilim dünyasına yol gösterecek, metodu ve kavrayış özelliklerinden gereği gibi yararlanılması yönündedir. Amerikalı bilim tarihçisi George Sarton 11. asra Biruni asrı demektedir. Biruni, salt kuramsal felsefeye ve gizemciliğe karşı çıkmıştır. Biruni "Makale fi istihrâci Kadralard bi rasadı inhitatul ufk an Kulelul cibâl (Dağ başlarından yapılan ufuk alçalması gözlemi yardımı ile yer boyutlarının belirtilmesi) hakkında makalesinde yer yarı çapının hesabını açıklar. Biruninin kullandığı yöntem şudur. Düz bir ovada, A noktasından uzaktan ölçme yöntemi ile HH yüksekliğini 313 m. olarak ölçtü (şekil 1). Bu yükseklikte ufuk alçalması 34 dakika olarak ölçülmüştü. OAH dik üçgeninden bağıntısı ile ( a = 34, h = 318 m. ) yer yarı çapı için R = 6243.537 km. bulunmuştur. Diğer taraftan India adlı yapıtında yer yarı çapını, R = 6324.66 km. olarak vermektedir. Bu değer ise gerçek yarı çap değerine çok yakındır. Biruni, "Tahdidü nihayâtilamâkinlitashihi mesaretilmesakin" adlı yapıtında Hindistan ve Afganistandaki jeoloji gözlemlerini, jeodezi ve geometriye ait problemlerden bahseder. Bu yapıtta, ayrıca trigonometrik fonksiyonlarda, daima yarı çapın birim alınmasıyla bazı güçlüklerin önlenmesini sağlayan bir yöntem geliştirilmiştir. Biruni "Makaalidelilmel Heye mâ Yuhdes fi basit el küre (Astronomide küresel şekilleri tanımlayan anahtarlar) adlı yapıtında trigonometrik teoremlerin ispat şekilleri ile ilgilenmiştir Hatta, Maraga rasathanesi kurucusu, ünlü bilgin Nasıreddinel Tusi "Kıtâı Şeklel Katta" adlı yapıtında, Biruninin trigonometrik teoremlerinin kendi ispat şeklinden daha iyi olduğunu yazmakladır Çok yönlü, Orta Asyada bilim rönesansında büyük katkısı olan, büyük Türk bilgini Biruninin maalesef hiç bir yapıtı Türkçeye çevrilmemiştir. Kurulacak Bilim Tarihi Araştırma Merkezinin bilim tarihimizle ilgili değerleri ve eserleri ortaya çıkartmasını beklemekten başka bir şey elimizden gelmemekledir. ![]() Biruni nin Bilim Hakkındaki Düşünceleri Biruniye göre ilim hazzı yani hak ve hakikati araştırma zevki en yüksek zevkler arasındadır. Bu hususta kendisi şöyle demektedir: "ilim adamına yani ilim hizmetçisine lazım ve kaçınılamaz olan şey, ilmin bütün sahalarında yeterli bir seviyede olamasa bile , ilimler arasında bir ayrım yapmamak her birini hakkını vermektir. Çünkü ilim güzeldir lezzeti de kalıcıdır. Araştırma boyunca bu lezzet sürer gider. Araştırma bitince lezzette son bulur. İlim adamı kendinden önce gelen alimlere hor gözle bakmamalı ; tevazu ile eserlerine yaklaşıp , istifade etmelidir. Böylece en doğru ve sağlam bilgilere ulaşacak , kusurlu , hatalı bilgilerden uzak durmuş olacaktır. İlmin ilerlemesi ve gelişmesi için şunlar lüzumludur:
Biruni muhtelilimlere dair 1037 senesine kadar 113 eser yazmıştır. Daha sonra vefat edene kadar 12 sene zarfında ise , 83 eser teletmiştir. Biruninin eserlerini incelediğimizde , onun esaslı bir din kültürü almış ve aldığı bu din ilimleri kültürünü tam anlamıyla hazmetmiş , bütün hayatına ve çalışmalarına sirayet ettirmiş olduğu görülmektedir. Biruninin dehasını ve ilmi başarılarının sırrını esasında onun bu yönünde aramak lazımdır. El Biruninin Eserleri El Biruninin Eserleri halen Batı bilim dünyasındakaynak eser olarak kullanılmaktadır.Türk Tarih Kurumu 68. sayısını Bîrûnîye Armağan adıyla bilginimize tahsis etti.Dünyanın çeşitli ülkelerinde Bîrûnîyianmak için sempozyumlar, kongrelerdüzenlendi, pullar bastırıldı. UNESCOnun 25 dilde çıkardığı Conrier Dergisi 1974 Haziran sayısını Bîrûnîye ayırdı. Kapak fotoğrafının altına,"1000 yıl önce Orta Asyada yaşayanevrensel dehâ Bîrûnî; Asrtonom, Tarihçi, Botanikçi, Eczacılık uzmanı Jeolog,Şair, Mütefekkir, Matematikçi, Coğrafyacı ve Hümanist" diye yazılarak tanıtıldı.Eserleri;Biruni, toplam 180 kadar Eser kaleme aldı. En meşhurları şunlardır:
Bu eserinde Harezm şehrinde yaptığı 7,5 m çapındaki duvar rubu tahtası ile ölçtüğü ekliptik meylini vermektedir. Sene Ekliptiğin Meyli Batlamyus ? 23º50 ElMemun astronomları 832 23º3339 Sabit bin Kurre 875 23º3330 ElBattani 880 23º27 ElBiruni 995 23º27 Techo Brahe 1790 23º30 Bradley 1750 23º28,8 Modern Ölçüler 1950 23º26,7 Bu tabloda da anlaşıldığı gibi Biruninin bulduğu değer bu günkü ölçülere çok yakındır. Tahkiku ma lilHind: Bu eserini Gazneli Mahmut ile birlikte gittiği Hint seferinde Hint dini , kültürü ve felsefesi , sanskritçeyi öğrenip yerinde tetkik etme suretiyle hazırlamıştır. Tahdidu NihayetilEmakin litashihilMesakin: 1015 senesinde tamamladığı bu eserde matemetiki coğrafyanın inceleme metotları anlatılmıştır. Harezm, Hindistan ve Afganistanda yaptığı rasatları ile jeoloji ve jeodeziye ait meselelerden bahsetmekte; trigonometri ile ilgili yeni kavramlar ve yorumlar getirmektedir. Bu eseri ile Biruni jeodezi ilminin kurucusu sayılmaktadır. ElKanunülMesudi: Astronomik coğrafya demek olan bu eser , Biruninin en büyük eseridir. Bu eseri ciddi, ehemmiyeti haiz bir matematik ansiklopedisi mahiyetinde olup, devrinin bir çok yenilik ve keşiflerini ihtiva etmektedir. KitabütTefhim fi Evaili SanaatitTencim, Kitabül Cevahir fi MarifetilCevahir: Bu eseri kıymetli taşlar ve madenlerden bahsetmektedir. Biruni izafi yoğunlukları "mahruti aleti" dediği ve en eski piknometre diyebileceğimiz bir alet vasıtasıyla tayin etmekteydi. Onun sıcak ve soğuk su arasındaki ağırlık farkını daha o vakit 0,041677 olarak tespite muvaffak olduğu bilinirse, kendisinin ne mahir bir ilim adamı olduğu ortaya çıkar. Altının, zümrüdün, kuvarsın izafi kesafetini Biruni daha o zamanlar tayin etmiştir. Biruni bu eserinde bazı cisimlerin yoğunluklarını aşağıdaki şekilde tespit etmiştir. Bu değerlerle bu gün tespit edilen değerler aşağı yukarı aynıdır. Bu değerlere göre: Maddenin Cinsi Biruniye göre Bu günkü değerlere göre Altın 19,26 19,26 Cıva 3,741 13,59 Kurşun 11,40 11,35 Bakır 8,92 8,85 Pirinç 8,67 8,40 Demir 7,82 7,79 Kalay 7,22 7,29 KitabüsSaydala: Tıp ve eczacılık konusunda yazdığı ansiklopedik mahiyette bir eserdir. Eserde ilaçların ve otların isimleri; Arapça, Farsça, Yunanca, Süryanice, Sanskritçe, Hintçe ve Türkçe olarak kaydedilmiş özellikleri açıklanmıştır. Biruni yalnız coğrafyaya ait olmak üzere müstakil eserlerde vermiştir. Çapı 6,8m kadar büyük bir yarım küre yaparak , coğrafi mevkilerin enlem ve boylamlarını kendi incelemeleri ile tespit ederek, üzerine kaydetmiştir. Ne yazık ki bu eser ziyan olmuştur. TaksimülEkalim adlı bir coğrafya eser ile Tefhimden alınan bir harita da elde bulunmaktadır. Biruni mühendis ve coğrafyacı olduğu kadar da büyük bir tarihçiydi. Onun Harezm tarihine dair AhbarülHarezm ve MeşahirülHarezm adındaki eserleri; Gazneliler tarihine dair, Tarihu Eyyamis,Sultan Mahmudu; Manihailer ve karamitalılar tarihine dair, TarihülMübayyeze velKaramita adlı eserleri ile tarih tenkidine ait olduğu isminden anlaşılan TenkitütTevarih adlı bir eseri olduğu bilinmektedir. Jeodeziye dair ilk eseri Biruni yazmıştır. Bu sahada yazılan eserler, ancak 8 asır sonra görülmüştür. Işık hızının varlığını ve bunun sesten kat kat fazla olduğunu belirtmiştir. Biruni 63 yaşındayken arkadaşına yazdığı bir mektupta büyüklü küçüklü 180 i bulan eserlerinin listesini vermektedir. Ne yazık ki bunlardan 22 tanesi günümüze kadar gelebilmiştir. Biruni bütün bu inceleme ve eserleriyle vardığı neticeleri, eski Yunanlıların ve eski İslam alimlerinin ulaştığı sonuçlara nispetle daha dakik ve daha doğru olmasını, İslam fetihleriyle medeniyet sahasının genişlemesine bağlayarak, bundan dolayı Allahü tealaya hamd etmiştir. Biruni bütün ömrünü ilme vermiş ve eserlerini pek azı müstesna Arapça olarak yazmıştır. O devirde ve daha sonra çok zengin bir dil olan Arapça, edebi ve ilmi bir dil olarak kullanılmıştır. Biruni ;"Eğer eselerimi kendi dilimde yazacak olsam, bunlar çok saf Arap atlar sürüsü arasında zürafalar gibi garip bir şey olurdu" demektedir. Dünyadaki bütün ilim tarihçilerinin tasdik ettiği gibi o, en hassas manası ile dahi bir alimdi. Biruni için ilmi araştırma ; fıtri bir arzu, tabi bir ihtiyaç derecesindeydi. Başka şeylere itibar etmiyordu. Öyle ki Gazneli Sultan Mesud un kendisine gönderdiği fil yükü gümüş liraya dönüp bakmamış devlet hazinesine iade etmiştir. Biruni ilmi araştırmalarda metot olarak hem teoriyi hem de tecrübeyi birlikte esas alıyordu. Ayrıca tecrübeyi tekrar tekrar yapmak ve neticeye bu yoldan ulaşmak ilmi çalışmanın temelini teşkil ediyordu. İlimde açıklıktan yanaydı. Örtülü, kapalı ve müphem sözlerden nefret ediyordu.
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
![]() İslâm gözlem evlerinde kullanılan bir ölçüm âleti ve çalışanlar.( İçlerinde ElBiruni,El-Battani gibi Astronomların Çalışmaları)
![]() ![]() Yaklaşık 1200 yılından kalma, gözün anatomisini anlatan bir çizim. ![]() ![]() ![]()
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
BİRUNİ
Biruni; Harizm bölgesinin başşehri Kas’ta dünyaya geldi. Onun en belirgin özelliği hayatı boyunca karşılaştığı hükümdarların her birine ayrı ayrı ilmi eserler takdim etmesidir. Dönemin cebir ve fen bilimlerin hocası olan Emir Ebu Nasr Mansur bin Ali bin Irak’ın gözetiminde yetişmiş, böylece hocaları sayesinde bir zamanlar batıya rehber olan astronomi alanında ki Batlamyus’un eserlerini okuma şansı elde etmiştir. Aynı zamanda Abbasi Halifelerinin tercüme faaliyetlerine hız verdiği dönemden kalan eserler ona ufuk açmış, böylece eski Yunanca’dan ve Süryanice’den yapılan tercümelerle adından söz ettirmiştir. O bu eserleri tercüme etmekle kalmamış yorumlamışta. Nitekim O İslam’ın batıya açılan penceresi olmayı başarabilmiştir. Belki de o müthiş tercüme faaliyetleri olmasaydı İslam âlemi bu denli batıya açılamazdı. Hem almışız hem de vermişiz. Hem alırken hem de verirken kimliğimizden hiç bir şey kaybetmediğimiz gibi batı kültürüne de vakıf olmuşuz. O ilmi faaliyetler adına İspanya hariç tüm Müslüman ülkeleri gezmiş ve gezdiği şehirlere de renk katmıştır. O aynı zamanda çağdaşı Tıpta adından söz ettiren İbni Sina ile de mektuplaşarak, aralarında karşılıklı söz düellosuna benzer bir metotla fikir alışverişinde bulunma şansı yakalamıştır. Hatta bir keresinde İbni Sina Biruni’ye parçalarda oyalanman, yani tekçi analizler üzerinde durmanın bütünü görmeye mani teşkil ettiği eleştirisine maruz kalır, ama verdiği cevap enteresandır. Bakın o; hakikatin ayrıntılarda ve teklerde olduğunu beyanıyla ince bir gönderme yapmıştır. Sanki bu ince göndermesiyle İbni Sina’ya Allah birdir, bir’i sever mesajını vermek istemiştir. Ona değer katan bir diğer özellikte tüm medeniyetlerin kronolojisinin yanı sıra astronomi trigonometri gibi ilim dallarında ki buluşlardan elde ettiği derlemeleri ile hem batı’ya hem de İslam âlemine soluk aldırmasıdır. Hakeza jeolojiye ilişkin ilk analitik yaklaşım şerefi ona aittir. Her ilim adamlarımız ilkleri olduğu gibi onunda ilk eseri Asarul bakiyedir. Hâsılı o yıldızlardan tutunda her zerre veya kürelere kadar, hatta ta özgül ağırlıklarına varıncaya kadar karekök ve geometrik gibi birçok karışık zihni yorucu konuların ispatını sunarak anlaşılır kılmıştır. Matematik onunla hafiflemiş, öyle ki birleşik kaplar teoreminden hareketle kaynak suların ve artezyen kuyuların sırrını çözer hale getirmiştir. O bununla da yetinmemiş uğraşıverdiği bütün pozitif ilimlerden bir fırsatını bulup felsefeye de zaman ayırmış, ama felsefenin o akıl döngüsüne haps olmadan bu işi başarmıştır. Hâsılı o Allah’ın razı olacağı ilme sarılmış ve bu hususta da Allah’tan dua ve niyazda bulunmayı ihmal etmemiştir. İlk eğitimini Harzemşahların sarayında alıp, gördüğü eğitimin semeresini buraya yakın bir köyde 17 yaşında ilk rasadını bina ederek ispatlar. Bir süre doğup büyüdüğü ülkesinde karışıkların yaşanmasıyla birlikte Rey şehrine giderek Büveyhid sülalesinin sarayında ilmi çalışmalarını yürütür ve daha sonrasında tekrar Kas’a dönüş yapar. Nitekim dönüşü de muhteşem olur Ebu’l Vefa el Buzcani ile buluşmuş, buluşmakla kalmamış kendinden 33 yaş büyük bir deha ile birlikte gökyüzünde ayın tutulması gözlemlenerek sıla hasretinin yorgunluğunu üzerinden adeta alınmıştır. Onun için her buluş ve her ilmi faaliyet yeniden doğmak gibidir zaten. Ardından Samani hükümdarın daveti üzerine Buhara’ya yol alır, buradan da Curcan da ikinci defa tahtına geçen Kâbus bin Yaşgir’in sarayına konuk olsa da pek hoşnut olmaz sultandan. Yinede onun ilme değer vermesinin yüzü suyu hürmetine yanında ilmi çalışmalarından yılmamış, üstelik mevcut hükümdarı sevmese de birde ona el-Asaru’l Bakiye eserini ona ithaf etmekle kalmamış takdim de etmiştir. Ancak hükümdarın katılığına bir noktaya kadar dayanabilmiş, tahammül sınırlarını zorlayınca Gürgenç’te Eb’ul Hasan Ali b.Me’mun’un davetine icabet etmiş, derken burada ilmi faaliyetlerini sürdürmüştür. O da ölünce yerine geçen kardeşi Harizmşah Ebu’l Abbas Me’munla yola devam etmiş. Fakat Gazneli Mahmut, Harizm ülkesini fethedince bir süre nezaret altında tutulmuştur. Neyse ki Gazneli Mahmut geçte olsa böyle bir ilim adamının varlığını fark edip sarayında ona özel yer ayırarak, o bizim en değerli hazinemizdir diyebilmiştir. Gazneli Mahmud’tan sonra oğlu Mesud zamanında Hindistan kadar giderek Sanksritçe dilini öğrenip, Hindistan’ın o zengin medeniyetini onla tanıdık, tanımakla kalmadık oralarda astronomik çalışmalarıyla göz doldurmuş ve rasatlar da inşa etmiştir. Hindistan’daki çalışmaların ürünü diyebileceğimiz el- Kanunu eserini de sultan Mesuda ithafla ona takdim etmiştir. Sultan Mesut’tan sonra yerine geçen Mevdu’da Kitabu’s-Saydala takdim edilir. Bu eserin ilginç kılan yönü daha önceki eserlerde var olan astronomi, jeolojik enlem boylam hesaplardan ziyade tıp ve eczacılık üzerine olmasıdır. Gerçekten Biruni için Gazne açılımdır, bu yüzden doğup büyüdüğü Harizm’den sonra ikinci vatanım dediği bu topraklarda seksenin üstünde bir yaşta hayata veda eder. Velhasıl; o doğu-batı medeniyetini en iyi yorumlayan bir deha idi. Vesselam. ALPEREN GÜRBÜZER
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Misafir
Mesajlar: n/a
Rep Puanı:
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
|
paylaşım için saolun emeginize saglık gardaş...
|
|
|
|
#7 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: çσяυм~αηкαяα Yaş: 18
Mesajlar: 1,827
Rep Puanı: 4762
Thanks: 137
Thanked 401 Times in 293 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 2 Ay 2 Hafta 16 Saat 46 Dakika 39 Saniye
|
Paylaşım İçin Saolasın..Emegınıze Sağlık
__________________
Derdi olanın derdini dinleriz, dert çıkaranın derdi oluruz.!! "KöRoGLu" NE PARANIN DELiSi, NE HAYATIN GÖLGESi, NE KANSIZLARIN BEKCiSi, NEDE SiLAHLARIN TETiKCiSi OLDUM…! GÖNÜLLERiN DELiSi, NEFERLERIN EFESi, ALEMLERIN ASi’Si, TÜRK-iSLAM’IN KÖLESi OLDUM..! ![]() [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
BEYRuNİ
Ilmin cesitli dallarinda eserler veren ve ilk defa dünyanin dönüsünü isbat eden büyük dâhî !
15-16 ve 17.yüzyilin Avrupasina bakin. Koyu bir cehalet icerisinde oldugunu göreceksiniz. Kopernik isimli bilgin, dünyanin hem kendi, hem de günes etrafinde döndügünü kesinlikle bildigi halde, korkup acikca söyleyemiyordu. Bu husustaki kitabi ancak 70 yasinda öldükten sonra yayinlanabildi. 18. yüzyila kadar da kilisenin yasakladigi kitaplar listesinde yer aldi. Büyük italyan bilgini Galieé de Koprnik´i tasdik eder mahiyette yazdigi eserinden dolayi Engizisyon Mahkemesine verildi. Ondan fikrini red ve inkâr etmesi istendi. Bilgin mecburen kendi kendini yalanlamak zorunda kaldi. Ama mahkemeden ayrilirken: " Yine de dünya dönüyor!" diye mirildanmaktan kendini alamadi. Buna ragmen, ölünceye kadar bir eve kapatilan Galieé, öldügü zaman Hiristiyan mezarligina gömülmedi. Cünkü o günün Avrupa´sinda dünyanin döndügünü söylemek dinsizlik sayiliyordu. Bu noktada italyan filozofu Bruno daha talihsizdi. Kopernik nazariyesini desteklediginden dolayi Engizisyon mahkemesi tarafindan yakilarak ölüme mahkûm edildi. Oysa Islâm dünyasi, degil o yüzyillarda, asirlar öncesinde dünyanin yuvarlak- ligina ve döndügüne inaniyor ve bunun isbatini yapiyordu. Beyrûnî dünyanin yuvarlak oldugunu, hem ekseni hem de günesin etrafinda döndügünü Kopernik´ten tam 500 sene önce isbat etmisti. Günes, dünyanin etrafinda degil, dünya diger gezegenlerle birlikte günesin etrafinda dönmekteydi. Gece ve gündüz de dünyanin kendi etrafinda dönmesinden ileri gelmekteydi. Bu fikirlerin sâhibi Beyrûnî ilmin her dalinda eserler vermistir. Mükemmel bir Islâm âlimi, büyük bir filozof, seyyah, olarak söhret bulmustu. BIR DEVRE ADINI VEREN BILGIN "Üstaz" lâkabiyla anilan Beyrûnî, yanliz Islâm âleminin degil, tüm dünyada ortacagin en büyük sîmasi olarak karsimiza cikmaktadir. Prof. Philip K. Hitti, onun "Tabiî ilimler alaninda Müslümanlar arasinda yetisen en orijinal ve en derin bilgin" oldugunu söyler. Bir devre adini verbilecek kadar büyük olan Beyrûnî´nin yasadigi devir G.Sarton ´un dilinde,"Beyrûnî asri"dir. Sovyet Ilim Akademisi Üyelerinden olan Babacan Gafurov, Beyrûnî hakkinda sunlari söyler: "Insanlik tarihinin pek az devri, dehasi yalnizca ceginin ilimlerini kavramakla kalmayip, bilinmeyenlere kadar uzanan, dev zekalara sahip olmakla övünebilir. Bundan bin yil önce dogan ve Islâm dünyasinin en büyük âlimlerinden biri sayilan Beyrûnî, insanligin bilgisine essiz hizmetlerde bulunmustur. Calismasini aksatan siyâsî kargasaliklara ragmen, cok sayida eser vermistir. Ilme hizmeti o derece o derece önemlidirki , bazi âlimler, onun Ibni Sînâ ile ayni ayarda, hatta ondan da üstün oldugunu ileri sürerler. Ancak Ibni Sînâ´nin aksine, Beyrûnî´yi sadece birkac uzman bilir. O, eserlerinde savundugu tezler ve vardigi sonuclar hakkinda bilgimiz arttikca büyüklügü ortaya cikan dev zekalardan biridir."
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
HAYATI
Asil adi ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el- Beyrûnî olan Beyrûnî büyük bir Türk fen bilginidir.973´de Kâs´ta dogdu. Daha kücük yastayken Harzemsahlarin sarayiyla irtibata gecti. Meshur Metematikci Emir Ebû Nasr Mansûr bin Ali bin Irak´in himayesine girdi. Abdüssamed bin Samet el-Hâkim ve Ibn Sina´dan dersler aldi. Bu arada siyaset âleminde de faaliyetlere giristi. Prens ve hükümdarlardan itibar gördü. Beyrûnî Kâs Harzemsahi Muhammed bin Ahmed bin Irak´in yaninda bulundu. Onu oldukca severdi. 995´de öldürülünce üzüntüsünden dolayi "dünya makam ve mevkilerini" terkederek kendini îlme verdigini söyler. Bu ayni zamanda onun hükümdar yaninda ne kadar yüksek bir mevkî kazandiginida gösterir. Daha sonra Beyrûnî Cürcân Harzemsahi Me´mun bin Me´mun un yaninda müsâvir ve vezir olarak bulundu. Gazneli Mahmûd´un Hindistan´i zaptindan sonra Hindistan´a gitti. O´nun nezdindeki mevkiî de oldukca büyüktü. Sultan Mahmûd onu hazine genel Müdürü yapti. Orada Sankstritce ögrendi. Hint ilmini, örf ve âdetlerini etraflica inceledi. Bu arada matematik, astronomi, fizik, ve tabiî ilimlerle cografya üzerinde calismalar yapti. Tip ve deneysel fizikle de ugrasti. Kendi kurdugu metod ve kendi yaptigi âletlerle madenlerin özgül agirliklarini cok yaklasik olarak hesapladi. Geride 120´yi askin eser birakarak 1051´de Gazne´de vefat etti.
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
SONSUZ ILIM ASKI
Daha 17 yasindayken verimli deney ve gözetimlere girisen Beyrûnî´de büyük bir ilim aski görülür. O kadar ki, Kâs yakinlarinda bir köyde yaptigi ilk rasat- larinda ciplak gözle günese bakmaktan gözleri hastalanmis, daha sonra sudaki aksinden faydalanarak calismalarini sürdürmüstür. Elinden kalem düsmeyen, gözünden kitap ayrilmayan, kalbi tefekkürden uzak kalmayan Beyrûnî Arapca, Farsca, Ibranice, Rumca, Süryanice ve yunancaya vâkiftir. Beyrûnî kültür hazinesini zirveye cikaran isimdir. O ilmî belgelere dayanmanin mecburiyetini, olayin deney ve tecrübelerle isbat edilmesi gerektigini ilk defa öne süren âlimlerdendir. Cesitli ilim dallarinda büyük hizmetleri olmustur. Beyrûnî ile Ibnî Sinâ arasindaki yazismalar gercek bir düsünce platformudur. Bu yazismalar günümpz fizik kavramlarinin cogunun ayrintili cözümlerini ihtiva etmektedir. Tipki Einstein ile Bohr arasindaki yazismalari andirmaktadir. Beyrûnî ve Ibnî Sinâ´nin ilmî metodlarla ilgili yorumlari okunacak olursa öylesine orijinal bir mantik yapisiyla karsilasilir ki, insan bu metinlerin günümüzde yazildigini zanneder. Beyrûnî Aristo(M.Ö 383-322)´nun geocentrizm, teorisini süpheyle karsiladi. Arastirmalari neticesinde tenkitlerde bulundu.
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| beyruni, biruni, el |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgileri | Bilinmesi Gerekenler |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz. Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008 |
Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir. |