Vatan Şairi Namık Kemal'i Saygıyla Anıyoruz - Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
Alt 02-12-2009, 08:29 PM   #1

 
MANAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 99
Rep Puanı: 1150
Thanks: 29
Thanked 111 Times in 59 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 2 Hafta 3 Gün 15 Saat 33 Dakika 54 Saniye
Standart Vatan Şairi Namık Kemal'i Saygıyla Anıyoruz

Namık Kemal

( 21.12.1840)- (2.12.1888)


21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğdu, 2 Aralık 1888'de SakızAdası'nda öldü. Asıl adı Mehmed Kemal'dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllâtif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul'a babasının yanına döndü.

1863'te Babıali Tercüme Odası'na kâtip olarak girdi. Dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünürve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865'te kurulan ve daha sonra yeni Osmanlılar Cemiyeti adıyla ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. Bir yandan da Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. Gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867'de kapatıldı.

Namık Kemal de İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Erzurum'a vali muavini olarak atandı. Bu göreve gitmeyi çeşitli engeller çıkarıp erteledi ve Mustafa Fazıl Paşa'nın çağrısı üzerine Ziya Paşa'yla birlikte Paris'e kaçtı. Bir süre sonra Londra'ya geçerek M. Fazıl Paşa'nın parasal desteğiyle Ali Suavi'nin Yeni Osmanlılar adına çıkardığı Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Ama Ali Suavi'yle anlaşamaması üzerine Muhbir'den ayrıldı. 1868'de gene M. Fazıl Paşa'nın desteğiyle Hürriyet adı altında başka bir gazete çıkardı. Çeşitli anlaşmazlıklarsonucu, Avrupa'da desteksiz kalınca, 1870'te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a döndü. Nuri, Reşat ve Ebüzziya Tevfik beylerle birlikte 1872'de İbret gazetesini kiraladı. Aynı yıl burada çıkan bir yazısı üzerine gazete hükümetçe dört ay süreyle kapatıldı. Namık Kemal gene İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Orada yazmaya başladığı Vatan Yahut Silistire oyunu, 1873'te Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden oldu. Bu haberi İbret gazetesinin yazması üzerine o sırada İstanbul'a dönmüş olan Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bu kez kalebentlikle Magosa'ya sürgüne gönderildi. 1876'da I. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a döndü. Şura-yı Devlet (Danıştay) üyesi oldu. Kanun-î Esasi'yi (Anayasa) hazırlayan kurulda görev aldı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca II. Abdülhamid Han'ın Meclis-i Mebusan'ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay kadar tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası'na sürüldü. 1879'da Midilli mutasarrıfı oldu. Aynı görevle 1884'te Rodos, 1887'de Sakız Adası'na gönderildi. Ertesi yıl burada öldü ve Gelibolu'da Bolayır'da gömüldü.

Namık Kemal ilk şiirlerini çocuk denecek yaşlarda yazmaya başlamıştır. İstanbul'a geldikten sonra eski ve yeni kuşaktan şairlerin bir araya gelerek kurdukları Encümen-i Şuârâ'ya ve kimi Divan şairlerine nazireler yazmıştır. Şinasi'yle tanışıncaya değin, şiirlerinde tasavvuf etkileri görülür. Bu dönemde özellikle Yenişehirli Avni, Leskofçalı Galib gibi şairlerden etkilenmiştir. Şinasi'yle tanışmasından sonra şiirlerindeki içerik de değişmiştir. Günlük konuşma dilinden alıntıların yanı sıra, o zamana değin geleneksel Türk şiirinde görülmemiş olan "hürriyet kavgası", "esaret zinciri", "vatan", "kalb-i millet" gibi yepyeni kavramlarla birlikte, doğrudan doğruya düşüncenin aktarılmasını amaçlayan bir tür "manzum nesir" oluşturmuştur. Bosna-Hersek Savaşları, 93 Savaşı gibi olayların yarattığı sonuçlar, onun yazdığı vatan şiirlerini etkilemiştir. Bu şiirlerin en tanınmışları arasında "Vâveyla", "Vatan Mersiyesi", "Vatan Şarkısı" ve "Hürriyet Kasidesi" yer alır. Namık Kemal şiirleriyle şiir tekniğine büyük bir katkıdabulunmuş sayılmazsa da o günler için alışılmamış diri bir sesle konuşmuş olması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk şiirini Divan şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır. Bütün bu nitelikler onun Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır.

Tiyatro türüne özellikle önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistire yalnız ülke için değil, Avrupa'da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. Magosa'dayken yazdığı Gülnihal'de baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir. Oyunun sahnelenmesinde pek çok bölüm sansür tarafından çıkarılmıştır. Namık Kemal yine Magosa'da yazdığı Akif Bey'de, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendisine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirir. Zavallı Çocuk'ta görücü yoluyla evlenmeye karşı çıkar. On beş perdelik Celaleddin Harzemşah, Namık Kemal'in en beğendiği yapıtı olarak bilinir. Oyun, Moğollar'a karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah'ın kişiliği çevresinde gelişir. Bu eserde Namık Kemal, İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde sergilemiştir. Namık Kemal'in ilk romanı olan İntibah 1876'da yayımlanmıştır. Ruhsal çözümlemelerinin, bir olayı toplumsalve bireysel yönleriyle görmeye çalışmasının yanı sıra, dış dünya betimlemeleriyle de İntibah Türk romanında birbaşlangıç sayılabilir. Eleştirmenler Namık Kemal'in bu romanda yüksek bir edebi düzey tutturamadığı görüşündebirleşirler. Dört yıl sonra yayımladığı Cezmi, tarihsel bir romandır. Kırım Şehzadesi Adil Giray'ın yaşadığı aşk ve Cezmi'nin onu kurtarmak isterken geçirdiği serüvenlerle gelişen romanda, Namık Kemal'in tam anlamıyla Avrupa Romantizmi'nin etkisinde olduğu izlenir. Namık Kemal'in yaşamı boyunca ilgi duyduğu alanlardan birisi de tarihtir. Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş ve yükseliş dönemlerini anlattığı Devr-i İstila yayımlandığında büyük ilgi görmüştür. 1872'de çıkan Evrak-ı Parişan'da, Selahaddin Eyyubi, Fatih gibi tarihi kişilikleri, Barika-i Zafer'de İstanbul'un alınışını anlatır. Ahmed Nâfiz takma adıyla yayımladığı Silistire Muhasarası ve Kanije, yine Osmanlı tarihine ilişkin kahramanlık olaylarını ele alan kitaplardır. Namık Kemal'in, tarih konusunda en kapsamlı çalışması olan Osmanlı Tarihi'nde, Hammer'in etkisinde kaldığı, yapıtın bilimsel olmaktan çok, eğitici değer taşıdığı konusunda görüşler ileri sürülmüştür. Yarım kalan bu yapıtın ilk basımı II. Abdülhamid tarafından yasaklanmıştır. 1975'te yayımlanan Büyük İslam Tarihi adlı yapıtındaysa Namık Kemal, İbn Haldun, İbn Rüşd gibi yazarlardan yararlanmış olduğunu belirtmiştir. Namık Kemal romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye'ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur. En önemli eleştiri eserleri Tahrib-i Harâbât ile Takip'dir. Eleştirilerinde canlı, dolaysız bir üslup kullanmıştır. Tahrib-i Harâbât, Ziya Paşa'nın Harâbât adlı güldestesine karşı yazılmış sert bir eleştiri niteliğindedir. Takip de yine aynı güldestenin ikinci cildini eleştirir. Mukaddeme-i Celal eleştirisinde Namık Kemal, Batı edebiyatı ile Doğu edebiyatını karşılaştırmış, tiyatro, roman türleri üstünde durmuştur. Namık Kemal gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Döneminin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır. Bunlarda düzyazıdaki üstün yeteneğini ortaya koyduğu ve çok etkili bir üslup yarattığı kabul edilir.


ESERLERİ

OYUN:

Vatan Yahut Silistre (1873, yeni harflerle 1940)
Zavallı Çocuk (1873, yeni harflerle 1940)
Akif Bey (1874, yeni harflerle 1958)
Celaleddin Harzemşah (1885, yeni harflerle 1977)
Kara Bela (1908)

ROMAN:

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

(1876, yeni harflerle 1944)

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

(1880, yeni harflerle 1963)

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

:

Tahrib-i Harâbât (1885)
Takip (1885)
Renan Müdafaanamesi (1908, yeni harflerle 1962)
İrfan Paşa’ya Mektup (1887)
Mukaddeme-i Celal (1888)

TARİHİ KİTAPLAR:
Devr-i İstila (1871)
Barika-i Zafer (1872)
Evrak-ı Perişan (1872, yeni harflerle 1973)
Kanije (1874)
Silistre Muhasarası (1874, yeni harflerle 1946)
Osmanlı

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

i (1889, ölümünden sonra, yeni harflerle 3 cilt, 1971-1974)
Büyük İslam

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

i, (1975, ölümünden sonra).
__________________
"Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyör ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız
TÜRK olmama, TÜRK'lüğüme bağlayınız."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Türük Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti ?
"TÜRK'ÜM. BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR."

Konu SoNSaNCaK tarafından (02-12-2009 Saat 08:32 PM ) değiştirilmiştir.
MANAS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to MANAS For This Useful Post:
AVAR (02-12-2009), Genç Türk (02-12-2009), SoNSaNCaK (02-12-2009)

Alt 02-12-2009, 08:58 PM   #2

 
AVAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: kars sarıkamış
Yaş: 43
Mesajlar: 6,275
Rep Puanı: 29368
Thanks: 1,846
Thanked 2,802 Times in 1,703 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 7 Ay 4 Gün 10 Saat 11 Dakika 50 Saniye
Standart


Vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal, ölümünün 120. yıldönümünde Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Bolayır beldesindeki mezarı başında anıldı.

Tören, Namık Kemal’in mezarına çelenk sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törende bir konuşma yapan Bolayır Belediye Başkanı Ferit Erdoğan, vatan şairi, fikir ve siyaset adamı Namık Kemal’i 120. ölüm yıldönümünde saygıyla andıklarını belirterek, “20. yüzyıl, asırlardır içinde yaşadığımız bir medeniyet dünyasına geçişimizin mücadelesi ile doludur. Taşıdığı önem dolayısıyla, bu yüzyılın ve bu yüzyılda yaşmış fikir ve sanat adamlarının kültür tarihimizde apayrı bir yeri vardır. Bu sanatçıların içinde en çok dikkati çeken şüphesiz ki Namık Kemal’dir. Namık Kemal, gerek mücadelesi ve gerekse verdiği eserlerle büyük bir tesir meydana getirmiş ve kendisinden sonraki nesilleri geniş ölçüde etkilemiştir” dedi.
Fikir ve sanat hayatımızda Namık Kemal’i ölümsüz kılan iki büyük cephesi olduğunu da söyleyen Erdoğan, birinin asırlardır devam ettirilen klasik sanat anlayışını yıkarak yerine Avrupai bir sanat anlayışı yerleştirmesi olduğunu, diğerinin ise insandan ve hayatın gerçeklerinden kopuk bir sanat felsefesi yerine, insanın ve toplumun hizmetine koşmayı amaç edinen bir sanat felsefesi ortaya atması olduğunu söyledi. Erdoğan, “Namık Kemal, edebiyatımızda insanlık için büyük önem taşıyan, vatan, millet ve Hürriyet gibi kutsal kavramları ilk olarak açık bir şekilde eserlerinde işleyen ve yücelten, sonuçta haklı olarak, ‘Vatan ve Hürriyet Şairi’ unvanını kazanan, gür sesli, cesur bir kalemdir. Bizlere ilk olarak vatanı, hürriyeti sevdiren, ruhlarımızı vatan sevgisi ile ısıtan, dünyamızı hürriyet güneşi ile aydınlatan bu değerli insanı saygı ile anıyoruz” diye konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Şehit Nuriye Ak İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Deniz Yapıcı, Namık Kemal’in şahsiyeti ve fikir hayatıyla ilgili konuşma yaparken, Türkçe öğretmeni Dönem Pınarbaşı tarafından da Hürriyet Kasidesi okundu. Öğrencilerin de şiirler okuduğu tören, Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa’nın mezarına çiçek konulmasıyla sona erdi. Törene; Gelibolu Kaymakamı Adnan Çakıroğlu, 18.Mekanize Piyade Tugayı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Yener Sönmez, Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl, Evreşe Belediye Başkanı Fedai Gür, askeri ve sivil yetkililer ile vatandaşlar katıldı.
NAMIK KEMAL KİMDİR?
Tekirdağ’da 1840 yılında dünyaya gelen Namık Kemal’in, Şinasi’nin çıkardığı Tasvir-i Efkar gazetesinde ülke idaresi hakkında yazdığı yazılar, aydınların büyük takdirini kazandı. Yazılarında hükümeti tenkit eden, meşrutiyet ve inkılaplar hakkındaki fikirlerini yaymaya çalışan Namık Kemal, Sultan Abdülaziz tarafından Erzurum’a sürgüne gönderildi. 1867 yılında Avrupa’ya kaçan ve burada Türkçe bir gazete çıkaran Namık Kemal, 1870 yılında çıkan afla ülkeye döndü. İbret gazetesinde hürriyet için yazdığı
şiirlerin ardından Abdülaziz gazeteyi kapatarak Namık Kemal’i
Gelibolu’da görevlendirdi. Bu görevinden istifa ederek yeniden İstanbul’a dönen Namık Kemal’in yazdığı, ”Vatan Yahut Silistre” adlı piyesi, Gedikpaşa Tiyatrosu’nda temsil edilince yer yerinden oynadı. Midilli, Rodos ve Sakız Adaları’na yeniden sürgüne gönderilen Namık Kemal, Sakız Adası’nda yakalandığı zatürreeden kurtulamayarak 2 Aralık 1888 tarihinde vefat etti. Namık Kemal’ın cenazesi, vasiyeti üzerine Bolayır beldesinde, Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa’nın türbesinin bulunduğu bahçede toprağa verildi.
__________________


[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

AVAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-12-2009, 09:14 PM   #3

 
MANAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 99
Rep Puanı: 1150
Thanks: 29
Thanked 111 Times in 59 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 2 Hafta 3 Gün 15 Saat 33 Dakika 54 Saniye
Standart

VATAN ŞARKISI

Âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır
Serhadimize kal'a bizim hâk-i bendedir
Osmanlılarız ziynetimiz kanlı kefendir
Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can verir nâm alırız biz

Kan ile kılıçtır görünen bayrağımızda
Can korkusu geçmez ovamızda dağımızda
Her gûşede bir şir yatar toprağımızda
Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can verir nâm alırız biz

Top patlasın ateşleri etrafa saçılsın
Cennet kapusu can veren ihvâna açılsın
Dünyada ne bulduk ki ölümden de kaçılsın
Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz
Osmanlılarız can verir nâm alırız biz

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

__________________
"Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyör ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız
TÜRK olmama, TÜRK'lüğüme bağlayınız."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Türük Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti ?
"TÜRK'ÜM. BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR."
MANAS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to MANAS For This Useful Post:
Alt 02-12-2009, 09:22 PM   #4

 
AVAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: kars sarıkamış
Yaş: 43
Mesajlar: 6,275
Rep Puanı: 29368
Thanks: 1,846
Thanked 2,802 Times in 1,703 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 7 Ay 4 Gün 10 Saat 11 Dakika 50 Saniye
Standart

Hürriyet Kasidesi
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
Namık Kemal
__________________


[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

AVAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-12-2009, 09:25 PM   #5

 
AVAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: kars sarıkamış
Yaş: 43
Mesajlar: 6,275
Rep Puanı: 29368
Thanks: 1,846
Thanked 2,802 Times in 1,703 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 7 Ay 4 Gün 10 Saat 11 Dakika 50 Saniye
Standart

NAMIK KEMAL

Yakın tarihimizin en büyük insanlarından biri olan Nâmık Kemâl hak-kında, şimdiye kadar yazılan eserlerde, birbirine çok aykırı düşünceler ileri sürülmüştür. Bütün insanlar hakkında, birbirine benzemeyen fikir ve düşünceler ileri sürmek tabiîdir. Fakat vatana hizmet etmiş, millet için çalışmış ve hürriyet uğrunda her şeye katlanmış yüksek ahlâk sa-hibi bir insanı, bu gibi meziyetlerin tam tersi görmek ve göstermek, elbette ki, hususî maksatlarla hareket etmek demektir.

Nâmık Kemâl için yazılmış eserlerin en büyükleri, tarih sırası ile Sa-dettin Nüzhet, Rızâ Nur ve Necip Fazıl tarafından kaleme alınmış olan-lardır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından para ile ve ısmarlama olarak yazdırılan sonuncusunun hiçbir ilmî değeri yoktur. Kaynakları arasında Rızâ Nur’un kitabı alınmadığı hâlde, onun bir kopyası olduğu anlaşılan, fakat içinde ilmî ve ciddî bir mütalâaya rastlanmayan bu eserin yazarı da, esasen, Nâmık Kemâl hakkında ilmî bir monografi yazacak yetkide değildir.

Sadettin Nüzhet ve Dr. Rızâ Nur’un eserleri ise ayrı bakımlardan kale-me alınmıştır. Rızâ Nur'un eserinde Nâmık Kemâl hakkında ileri sürü-len düşünceler ve fikirler, çoğunluğunkine uygundur. Yâni Nâmık Ke-mâl'in vatanseverliği, yüksek şairliği, milliyetçiliği, ahlâkî büyüklüğü kabul edilmektedir. Sadettin Nüzhet ise, Nâmık Kemâl'de bazı mezi-yetler kabul etmekle beraber, onun milliyetçiliğini ve ülkücülüğünü kabul etmemekle, üstelik de Nâmık Kemâl'in Arnavut olduğunu ileri sürmektedir.

Çok iyi tanıdığım Sâadettin Nüzhet'in bu fikirlerinin samimî olmadığını biliyorum. Onun hangi kaygular ve ne gibi düşünceler ile böyle yazdı-ğım da biliyorum. Şahsiyata dökülmemek için, bu zoraki düşmanlığın sebeplerim saymayacağım. Fakat, onun bu yanlış davranışı, birçok kafaları da bulandırdığı ve bulandırmaya devam edeceği için, bunlara cevap vereceğim. Türk olmayan veya yabancı ülkülere bulaşmış kim-seler bu fikirleri sömürmekte oldukları için, Sadettin Nüzhet de bil-meyerek ve istemeyerek kötülük yapmış bir duruma düşmektedir.

1- Nâmık Kemâl'e yapılan hücum ve iftiraların başında, Arnavutluğu hakkındaki iddia gelir. Bu iddia, iki sebebe dayandırılmaktadır:

a)Kemâl'in annesinin babası Abdüllâtif Paşa’nın Koniçeli olması,

b) Nâmık Kemâlin "Tâkib" adlı eserinde: "Bendeniz Arnavudum ama o kadar ciğerden hoşlanmam. Hârâbât'ın her sayfasında ise bir ciğer mazmununa tesadüf ettikçe kendimi Bahçekapısındaki Süslü'nün lokantasında zannediyorum da gönlüme istikrah geliyor." demesi..

Bu iki zayıf delil ile Nâmık Kemâl'i Arnavut yapmak için, insanın mu-hakkak bir niyeti olması gerekir. Çünkü bir insanın, annesinin babası Arnavut olmakla, kendisinin de Arnavut olması gerekmez. Ambriyoloji ilmine göre o insanda ancak %25 Arnavut kanı var demektir. Eğer Nâ-mık Kemâl'in annesinin babası gerçekten Arnavut ise, kendisinde dörtte bir nispetinde Arnavut kanı olduğunu kabul ederiz. Fakat k-anının dörtte üçü ile kültürünün tamamının Türk olmasını bir yana bı-rakarak Kemâl'e Arnavutluk kondurmak çok gülünçtür. Kaldı ki anne babasının Arnavutluğu da kesin değildir, sadece bir ihtimâldir. Çünkü Koniçeliler Arnavut değildir. Bu, İstanbul'daki Koniçelilerden sorulup öğrenilebilir. Dr. Rızâ Nur, "Nâmık Kemâl" adlı eserini yazarken, Koni-çelilerin ırkı hakkında araştırmalar yapmış ve İstanbul'da da benim araştırma yapmamı istemişti. Yaptığım araştırmalara göre "Konice" kelimesinin Sırpça, Rumca ve Arnavutça olmadığını, Koniçelilerin ken-dilerini Türk saydıklarını, aralarında bozuk bir Rumca, Selanik şivesine benzeyen bir Türkçe ve çarşıda kısmen Arnavutça konuştuklarını öğ-renmiştik.
__________________


[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

AVAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-12-2009, 09:28 PM   #6

 
AVAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: kars sarıkamış
Yaş: 43
Mesajlar: 6,275
Rep Puanı: 29368
Thanks: 1,846
Thanked 2,802 Times in 1,703 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 7 Ay 4 Gün 10 Saat 11 Dakika 50 Saniye
Standart









YÖNETMEN:
Talat Artemel-Sami Ayanoğlu-Cahide Sonku
Senaryo : Cahide Sonku-Talat Artemel
Görüntü Yönetmeni : Kriton İlyadis
Oyuncular :

Cahide Sonku, Talat Artamel, Sami Ayanoğlu, Cüneyt Gökçer, Pola Morelli, İbrahim Delideniz, Muazzez Lutas, Mümtaz Ener, Cahit Irgat, Sadri Alışık
Yapımevi (şirket) : Sonku Film (Cahide Sonku)
Konu :

Yakın arkadaşları, Ahmet Mithat efendi ve Ebüzziye Tevfik ile birlikte sürgüne gönderilen Namık Kemal'iN YAŞAM öyküsü.
Ödüller :

Yıldız Dergisi'nin "Yıldız Mükafatı" adıyla (1951) düzenlediği yarışma "mevsimin en beğenilen yerli filmi" seçildi. Cahide Sonku ile Sami Ayanoğlu da "en beğenilen yıldızlar" ödülünü aldılar.
__________________


[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 

AVAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to AVAR For This Useful Post:
Genç Türk (02-12-2009), MANAS (02-12-2009)
Alt 03-12-2009, 12:18 PM   #7
 
Aşk3HiLaLDiR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

cCc...Türk İslam Ülküsüne Gönül Veren Ülkücülerinin Buluşma ve Paylaşma Otağı Ülkücü Forum TürkİslamDevletleri...cCc
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Gerede
Yaş: 21
Mesajlar: 1,881
Rep Puanı: 7830
Thanks: 482
Thanked 757 Times in 473 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 4 Gün 23 Saat 47 Dakika 46 Saniye
Standart Namık Kemal Anıyoruz

'
Vatan ve Hürriyet Şairi' Namık Kemal, ölümünün 121. yılında doğum yeri olan Tekirdağ'da düzenlenen törenlerle anıldı.
Namık Kemal'in ölümünün 121. yılı nedeniyle Tuğlalı Park'taki Namık Kemal Anıtı önünde düzenlenen törende, çelenklerin konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Namık Kemal Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Kurt, burada yaptığı konuşmada, Namık Kemal'e Tanzimat Devri'nde kahraman gözüyle bakıldığını belirterek, ''Namık Kemal, Tanzimat Devri Türkiyesinde bir fikir ve sanat adamı olarak tanınmış ve kendisine bir kahraman gözüyle bakılmıştır'' diye konuştu.
Namık Kemal'in ''vatan, millet, hürriyet ve istiklal'' kelimesini kullanarak, Türk milletine İstiklal Savaşı'nı kazandırdığını ifade eden Kurt, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Namık Kemal, güçlü bir şair, ateşli bir mücadele adamı ve çok sayıda eser vermiş bir yazardır. Sanat, onun elinde ilk defa sosyal fayda uğrunda kullanılır olmuştur. Sanatı, 'toplum için sanat' anlayışı ile uygulamıştır. Tanzimat Dönemi'nde ise sade, halkın anlayacağı şekilde eser yazmıştır. Gazetecilik alanında da topluma öncülük etmiştir. Türk Edebiyatında batılı anlamda ilk roman olan 'İntibah' ile ilk tarihi roman olan 'Cezmi' onun eseridir. Tiyatro alanında yazdığı eserler arasında da 'Vatan Yahut Silistre' dikkat çekmektedir. Bunun yanında Namık Kemal'in fikirlerinin ve düşüncelerinin en güzel şekilde anlatıldığı Hürriyet Kasidesi'nin ifade ettiği anlam hepimiz için önemlidir.''
Buradaki törenin ardından Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek ve beraberindekiler, Namık Kemal Evi'nde Namık Kemal Kitapları ve Fotoğrafları sergisinin açılışını yaptı. Namık Kemal Evi'nin kurucusu Mehmet Serez, Vali Kemelek ve beraberindeki heyete, Namık Kemal'in özel eşyasının ve eserlerinin bulunduğu evi tanıttı.
Belediye Kültür Merkezi'ndeki törende ise Namık Kemal Derneği Başkanı Sezai Kurt, Namık Kemal'in hayatını anlattı.
Tekirdağ Anadolu Lisesinin hazırladığı ''Her yönüyle Namık Kemal'' adlı gösterinin ardından öğrenciler, Namık Kemal'in ünlü eseri ''Vatan Yahut Silistire'' adlı tiyatro oyununu sahneledi.
Anma programı, Tekirdağ Belediyesi Musiki Derneği'nin Namık Kemal'in şiirlerinden oluşan eserlerin seslendirilmesiyle sona erdi.
Törene, 8. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral İsmail Gümüştekin, Tekirdağ Belediye Başkanı Adem Dalgıç, Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek ve çeşitli kurum müdürleri katıldı.
__________________

[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]

 


Aşk3HiLaLDiR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
anıyoruz, kemali, namık, saygıyla, vatan, Şairi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Namık Kemal Karamanoglu Edebiyat 1 31-08-2009 04:03 AM
Bende vardır vatan sevgisi vatan kaygısı, VuRGuN Şiirler 0 11-01-2009 03:47 PM
uyan ehli vatan vatan elden gidiyor VuRGuN Şiirler 0 11-01-2009 03:46 PM




Partiler RADYO ULKUMUZ Ülkücü Siteler, Milliyetçi Siteler, Toplist, Siteni Ekle

Sistem Bilgileri Bilinmesi Gerekenler
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz.
Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008

Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir.
Soru Ve Sorunlarınız İçin Lütfen İletişim Bölümünü Kullanınız