|
|
|
|||||||||||||
|
|
![]() |
|
|
|||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|||||||
| Kayıt ol | Arkadaşını Davet Et | Resimler | Yardım | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Turan Ülkümüz Turan Ülkümüz Hakkında Bilgileri Paylasabilirsiniz... |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
![]() Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 641
Rep Puanı: 2750
Thanks: 402
Thanked 274 Times in 147 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 2 Ay 2 Hafta 1 Gün 20 Saat 44 Dakika 51 Saniye
|
HAYALİM
HAYALİM...
Türk Dünyası’nın her köşesinde 21 Mart Nevruz Bayramı yani Türkler’in Ergenekon’dan çıkışı görkemli şenliklerle kutlanıyor. Her 21 Mart’ta olduğu gibi bu 21 Mart’a yaklaşırken de yüreğimi buruk sevinç kapladı. Sanki o atmosferi yaşayıp, o havayı teneffüs etmiyorum. Bugüne de şükür ediyorum etmesine... Biliyorum 1990’lara gelene kadar Sovyet’in zulmü altında ezilen milli ve manevi değerlerinden yoksun bırakılmaya çalışılan Türk kardeşlerimin bağımsızlıklarına kavuştuklarını ve bugünde “Yedi Devlet, Tek Millet” olabildiğimizi. Aynı anda 7 bağımsız Türk Devleti’nde Ergenekon’dan çıkışımızı kutlayabiliyoruz. Ne mutlu bizlere… Darısı esaret altında yaşayan kardeşlerimize… Burukluğumun nedeni ise, çok farklı… Bir taraftan yaklaşık otuz yıldır vatanıma, devletime, milletime, askerime, polisime, öğretmenime kurşun sıkmayı kendine görev bellemiş etnik terör örgütü PKK ve yandaşlarının her 21 Mart’ı propaganda aracı olarak kullanıp meydanları yangın alanına çevirmesi… Emperyalistlerle birlikte topraklarımızı sürüp bölücülük tohumu ekmek için fırsat olarak değerlendirmesi… 21 Mart’ı gerçek manasından uzaklaştırıp birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi hançerlemesi… Oysa bu memleketin insanı hangi ırktan, hangi milletten, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun; hepsi aynı kilimin desenleri… Ama 21 Mart’ı gerçek manasından uzaklaştırmalarına yüreğim burkuluyor. Öte yandan hayalimde canlandırdığım ve bir türlü hayal olmaktan çıkartılmayan bir özlemden ötürü burukluğum var. Her yıl 7 devlette parçalanmış duygularla kutlanan bir bayram yerine birliğin ve beraberliğin yaşanacağı Cihan’a bütünlüğü gösteren bir bayram hayal ediyorum. Bu bayram neden bu şekilde yaşanmasın? Ne eksiğimiz var? Düşünün bir! Biz de bunu organize edip hayata geçirecek bir yapı yok mu? Elbette var... Türkiye istedikten sonra hayal olmaktan çıkar. Hayalim mi? Gerçekleşsin istiyorum artık! Türkiye’nin yüreği Ankara’da Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Azerbaycan’dan, Özbekistan’dan, Türkmenistan’dan, Tacikistan’dan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ve Türk’ün yaşadığı her yerden Türk Devlet yöneticilerinin ve Türk kardeşlerimin katılacağı “TÜRK” adına yakışır bir şenlik ile 21 Mart’ta tarihteki o ruhu yaşayıp ve o havayı teneffüs etmek… İşte benim hayalim! Türk Cumhuriyetleri’nin her birinden sanatçılarımızın katılıp o milli marşlarımızı, o türkülerimizi birlikte söyleyip, birlikte ağlayacağımız, birlikte güleceğimiz bir bayram... Çok mu şey istiyorum? Altı üstü senede bir gün, bir bayramı öz kardeşlerimle birarada gerçek manasıyla yaşamak... Bu sene Türkiye’de seneye başka bir Türk Cumhuriyeti’nde aynı duygularla yaşamak… Ne kadar temiz duygularla istiyorum bir bilseniz! Hayal ediyorum. Büyük Türk Milleti’nin bağımsızlık mücadelesinde cepheden cepheye koşmuş aziz şehitlerimizi, gazilerimizi anacağımız ve Türklük Davası’na hizmetleri geçmiş bu dünyadan ayrılıp çağrıldığı âleme koşan sayısız Türk Büyüğümüz için edilen duaları… Arşı saran Fatihaları... Alperen’lerin piri Hoca Ahmet Yesevi’nin, Hanlar Hanı Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddîn Hazretleri’nin, Şeyh Edebâli Hazretleri’nin, Hazreti Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Hacı Bayram Veli’nin, Kâşgarlı Mahmut’un, Yusuf Has Hâcib’in ve diğer ulu zatlarımızı birlikte yâd edeceğimiz bir bayram… Zeynep Hanlarova’nın, Azerin’in, Şamşıgül Jakupova’nın, Yıldız Usmonova’nın, Abdurrahman Kızılay’ın, Mustafa Yıldızdoğan’ın, Âşık Sefai’nin, Ahmet Özhan’ın, Müşerref Akay’ın, Emel Sayın’ın ve daha nice sanatçılarımızın aynı sahnede birlikte “Çırpınırdı Karadeniz”i söylediklerini hayal ediyorum. Ya da milli marşlarımızı Türk Dünyası’nın gönüllerde taht kurmuş aziz sanatçılarımız eşliğinde milyonların bir ağızdan yürekten söylediklerini… Beş – on, elli – yüz sanatçı değil en az dokuz yüz doksan dokuz sanatçımız ile birlikte dokuz davul – dokuz zurna eşliğinde halaylarımızı… Türk Dünyası haricinde dünyanın hiçbir yerinde bulunamayan o yüreklerinden geçeni satırlara yansıtan şerefli yazar ve şairlerimizin bir araya gelip milletle buluşturulduğu bir bayram hayal ediyorum. Devlet başkanlarımızın, bakanlarımızın, vekillerimizin, siyasi parti liderlerimizin, sivil toplum önderlerimizin ve Türklüğe hizmet etmiş büyüklerimizin aynı atmosferde aynı havayı birlikte teneffüs edip, demir dövdüklerini hayal ediyorum. Hayallerimde o kadar coşuyorum ki hayal olduğunun farkına varınca gözlerimden yaşlar geliyor. Oysa bunların hepsi gerçekleştirilebilir. Hepsi hayal olmaktan çıkabilir. Yeter ki biz isteyelim. İstesek gerçekleştirecek gücümüz var. Önümüzde duracak bir tane Allah kulu yok. Ama lafa gelince Türk Dünyası, Türk Birliği, Türk – İslam Davası diyoruz. Hepsi lafta kalıyor. Duyuyorum, şimdi içinizden bunları yapabilmek için iktidar olmak şart diyen sesi. Elbette iktidar olunca bunlar daha kolay yapılır. Ama ne zaman Türk’ün önüne kolay yiyip hazmedeceği pasta sunulmuş ki bu sunulsun? Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını tek tek açıklamalarının ardından bunun ilk adımları atıldı atılmasına. Ama üç aşağı beş yukarı bugün aynı yerde sayıyoruz. Aradan geçen zaman zarfında bizlerin bir adım değil binlerce adım ileri götürmesi gerekirdi. Ne yaptık? Kocaman bir hiç! Elbette iktidarlarında bunda payı oldu. Hata tek taraflı değil. Hepimiz hata ettik. Ama bugün hatalarımızın farkına varıp ne kadar zaman kaybettiğimizi anlayıp hayallerimizi gerçekleştirmeliyiz. Türk Dünyası’nın bu bayramını birlik ve beraberlik içerisinde gerçek coşkusu ile yaşamalıyız. Bunda kendini Türk Milliyetçisi gören veya Türk – İslam Davası davam diyen herkese görev düşüyor. Türk Milliyetçiliği’ni ve Türk – İslam Davası’nı sözle savunan değil özünde yaşayanlar olmalıyız. Aksi takdirde Türk’ün Kızıleması TURAN’da hayal olarak kalacaktır. Büyük Türk Milleti’ni birlik ve beraberlik içerisinde kardeşçe gerçek coşkusu ile 21 Mart’ı yaşamaktan mahrum etmeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Haksız mıyım? İşte hayallerimin gerçekleşmediğini görünce her 21 Mart’ı buruk bir sevinçle kutluyorum. Ama asla hayallerimin gerçekleşeceği inancını, umudunu yitirmedim. Gün gelecek hayallerim de gerçek olacak. Gün doğmadan neler doğar. Bir bilseniz! Bu vesile ile Türklük Davası’na hizmeti geçen ve aramızdan ayrılan Türk Büyüklerimizi saygıyla, minnetle anıyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun! Davalarını davamız belleyip bayrağı bıraktıkları yerden devraldık. Türk Bayrağı’nı ilelebet göklerden indirmeyeceğiz. Emanetlerini canımız pahasına koruyup, yücelteceğiz. Onlara layık birer evlat olabildiysek ne mutlu bizlere! Ulu Tanrım! Büyük Türk Milleti’ne 21 Mart’ı birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşçe, gerçek coşkusu ile her yıl bir Türk Devleti’nde kutlamayı nasip eylesin! Emperyalist, sömürgeci düzenin zulmü altında yaşayan kardeşlerimize bağımsızlıklarını nasip eylesin! Türk’ün Kızılelması’na kavuşmayı nasip eylesin! Türk Dünyası’nın 21 Mart Nevruz Bayramı kutlu ve mutlu olsun!.. Tanrı TÜRK’ü korusun ve yüceltsin!(Amin) R.İşeri
__________________
TÜRK DUYGUSU HER TÜRKÇÜYE EN TATLI KIMIZDIR TÜRK ÜLKÜSÜ CANDAN DA AZİZ BAYRAĞIMIZDIR BAYRAK Kİ ONUN GÖLGESİ BOZKURTLARI TOPLAR BAYRAK Kİ BÜTÜN KAYBEDİLEN YURTLARI TOPLAR |
|
|
|
Bu Yazıyı Beğendiyseniz! Facebook'da Arkadaşlarınız İle Paylaşın...
|
|
Paylaş |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| hayalİm |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
| Sistem Bilgileri | Bilinmesi Gerekenler |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz. Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008 |
Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir. |