|
|
|
|||||||||||||
|
|
![]() |
|
|
|||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|||||||
| Kayıt ol | Arkadaşını Davet Et | Resimler | Yardım | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Seyyid Ahmet ARVASİ Seyyid Ahmet ARVASİ Hakkında Herşey |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Üyelik tarihi: Dec 2008 Bulunduğu yer: ÖTÜKEN
Mesajlar: 1,283
Rep Puanı: 7624
Thanks: 584
Thanked 670 Times in 458 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
|
1952’de başlayan öğretmenlik hayatı 1979’da emekliye ayrılmasıyla resmi olarak son bulmuş, ancak Arvasi hoca fiili olarak öğretmenliğe devam etmiştir. 27 yıllık öğretmenlik hayatı boyunca sayısız öğrenci yetiştirmiş, Milli şuurla dolu nice öğretmen mezun ederek okullara göndermiştir. Arvasi Hoca’yı Yazar Beşir Ayvazoğlu şöyle anlatıyor:
“Onun talebesi olan herkes ondan etkilenmiştir. Her yeni ders, yeni ufuklar açan bir derstir. Sadece konuşmasıyla değil, çok güzel jestlerle, mimiklerle de etkilerdi. Aktör gibi anlatırdı. Acaba büyük bir aktör olabilir miydi diye sormuşumdur kendi kendime. Gözlerindeki derin ifade… Çok okuyan, düşünen, rahatsız insan gözleri, insana sonsuzluk ve derinlik hissini verirdi. Adeta hipnotize ederdi karşısındakileri.” Emekli öğretmen, yazar Mehmet Ozan Semerci hocayla ilgili bir anısını şöyle anlatıyor: “1971 yılı kışında bir gece üç dört arkadaş, eğitim enstitüsünde okuduğumuz o günlerin sıkıntılı atmosferi içinde iyice sıkıldığımız, bunaldığımız bir günde ne yaptıysak bir türlü feraha çıkamamıştık. En nihayet ‘Haydi hocaya gidelim’ dedik. Saat gecenin 24’ü. Perdeden sızan ışıktan cesaret alarak kapısını çaldık. Tahmin ettiğim gibi hala yatmamış (fakat yatmak üzere) olduğundan bizi kapıda karşıladı. Her zamanki mütebessim çehresi ile şaka yollu bir ifadeyle: ‘Bre zalimler, saat kaç biliyor musunuz?’ deyince biz de ‘Evet hocam.’ karşılığını verdik. ‘Peki öyleyse girin içeri’ diyerek bizi kabul etti. O gece sabaha kadar son derece bereketli ve feyizli bir sohbet oldu. Moralimiz düzelmiş, ruhumuz aydınlanmış, gönlümüz ferahlamış olarak yanından ayrıldık.” S. Ahmet Arvasi öğretmenliğinin ilk yıllarında başından geçen bir olayı anlatıyor bir yazısında: Ağrı`nın Doğubayezıt ilçesi Molla Şemdin Köyü`nde köy muhtarı kendisine "müellim bey" diye seslenir her zaman. O, muhtarın şivesidir, "muallim" sözünü telaffuz edemediği için böyle söylüyordur diye düşünür. Ancak birkaç ay sonra muhtar Hoca`ya gelir ve şöyle der: "Ahmet Bey, sen gerçekten muallimmişsin. Senden önce buraya gelenler hep "müellim" oldular ama sen "muallim"sin." (müellim: elem veren, üzen, inciten; muallim: ilim öğreten). O, hep muallim oldu. Sakin Öner “Türk İslam Ülküsü Mütefekkirinin Eğitimle İlgili Düşünceleri” başlıklı yazısında şunları anlatıyor: “Merhum S. Ahmet Arvasî, her şeyden önce bir eğitimciydi. Hem de, büyük bir eğitimciydi. O’nun bu yönünü, muarızları ve düşmanları bile ittifakla kabul etmişlerdi. Kader bize, meslek hayatının son yıllarında (1975-1978) üç yıl kadar birlikte çalışma fırsatı verdi. Arvasî Hoca, benim Müdür Başyardımcılığını yaptığım Atatürk Eğitim Enstitüsünde, Meslek dersleri öğretmeni olarak vazife yapıyordu. Branşında söz sahibiydi. Zaten bunu, okuttuğu Eğitim Sosyolojisi dersinin tek kitabını yazarak da, ispatlamıştı. O tarihlerde, terör ve anarşi doruk noktasındaydı. Okullarda işgaller ve boykotlar bir türlü gündemden inmiyordu. Arvasî Hoca, buna rağmen her zaman olduğu gibi, derslerinde bir ilim adamının namus anlayışıyla, taviz vermeden ders konularını işliyor, fikirlerini savunuyordu. Doğu ve Batı’nın bütün psikolog, sosyolog ve filozoflarının fikirlerini çok iyi bildiğinden, onunla tartışma cesaretini gösterenler, sürekli kaybediyorlardı. Bu yüzden, aşırı sol militanlar, tesir altında kalmamak ve ideolojilerini zaafa uğratmamak için, sempatizanlarıyla birlikte, Hoca’nın derslerine girmemeye başladılar. Hatta, o günlerin bazı sol fraksiyon dergilerinde, Hoca’dan “Ülkücülerin ideoloğu” sıfatıyla söz ediliyor ve militanlara hedef gösteriliyordu. Fakat o, bunlardan yılmıyor ve ders dışındaki zamanlarında Türk gençlerine, Türk-İslam ülküsünü konferanslar ve seminerler halinde anlatıyordu. Evinde geçirdiği bir kaç saat içinde bile, İstanbul’dan ve yurdun çeşitli yerlerinden gelen sevenleri ile çeşitli memleket meseleleri hakkında hasbihal ediyordu. Okuma ve yazma alışkanlığı ise son nefesine kadar aralıksız devam etti. Sanıyorum, kendisine ve ailesine ayırdığı özel bir vakti yoktu. Okulda ders dışı zamanlarda, bizlerin yanına gelerek, Enstitünün genç idareci ve öğretmenlerinin sıkıntılarına ortak olur, müşküllerini çözmelerine yardım ederdi. Kısacası, o, sadece öğrencilerin değil, biz idareci ve öğretmenlerin de hocasıydı.” Yakın dostu, akrabası, Van Belediye Başkan yardımcısı merhum M. Demiray Şaşıhüseyinoğlu Arvasi Hocayı şöyle anlatıyor: “Öğretmen okulun bitirirken, yalnız bir öğretmen değil, yetişmiş, vasıflı bir aydın olarak meslek hayatına atılmıştı. Yalnız öğrencilerine değil, arkadaşlarına ve muhitine de öğretiyordu. Bu arada pek çoğunun takdir ve hayranlığını toplarken, aşağılık duygularına kapılan bazılarının husumetini de çekti. Ulaşamadıkları bu yüksek şahsiyete iftira ve çamur atmak isteyenler oldu. Zor şartlarda yüksek tahsil lüzumunu hissetti. Gazi Eğitimde okuduğu sürece bir öğrenci değil, mihrak adam, merkez adam oldu. Rastladığım bir grup sınıf arkadaşı, aralarında konuşurken, “filan kitap şöyle diyor, yahut, filan hoca şöyle dedi” demek yerine: “Arvasî şöyle dedi, Arvasî böyle dedi” diye onun fikirlerinden bahsediyorlardı. Derslerde hocaları isteksiz dinleyen öğrenciler, ders dışında Ahmet Arvasî’nin etrafında kümeleniyor, onu büyük bir zevkle ve dikkatle dinliyorlardı. O, okulda ayrı bir okul, ayrı bir kürsüydü. Diyebilirim ki o dönemin öğrencileri, okulun yanında, Arvasî’den de mezun olan üstün meziyetli bir kadro oluşturmuşlardır.” Arvasi Hoca için anlatılan bir sigara olayı vardır: Balıkesir Savaştepe Öğretmen Okulunda Arvasi Hoca sevdirir, kızmaz; müjdeler, korkutmaz. Çocukları adam gibi karşısına alır, dertlerine derman olmaya bakar. Gençlerin yazdığı hikayeleri okur, mısralarına kafiye uydurur, denemelerine ilaveler yapar. Acemice karalamalara da vakit ayırır, hiç birinin hevesini kırmaz. Her ne kadar saklasa da maaşının irice bir bölümünü muhtaç öğrencilere dağıttığı bilinir. Lakin, sigarayı fazlaca içmektedir. Bir gün muallim arkadaşlarından biri “Çocuklar size özeniyor hocam” der, “Sigarayı aynı sizin gibi yakıyor, izmariti sizin gibi söndürüyorlar.” Hiçbir şey söylemez. Derhal kantine girer, öğrencilerinin şaşkın bakışları arasında cebinden paketini çıkarır ve parça parça edip ortaya atar. Çocuklar mesajı alırlar. Eller bellere, çoraplara gider, büyük bir hınçla paketlerini paralarlar, o günden sonra okulda sigara içen tek talebe kalmaz. Bir öğretmen, bir fikir adamı, bir gönül dostuydu Seyyid Ahmet Arvasi. 31 Aralık 1988’de özlediği nesli yetiştirmek için yazdığı yazılarına birini daha eklemek üzere daktilosunun başındayken kalp krizine yenik düştü. Vefatının 22. yılında rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
__________________
Sükut eyledim,''Kahrı var'' dediler.Biraz söyledim, ''Zehri'' var dediler.Sustum, kahrından susuyor dediler; biraz konuştum,zehrini kusuyor dediler... ![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to ÜLKÜCAN For This Useful Post: | Tanrı-kut (25-04-2010) |
Bu Yazıyı Beğendiyseniz! Facebook'da Arkadaşlarınız İle Paylaşın...
|
|
Paylaş |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ahmet, arvasi, ks, öğretmen, seyyid |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şiir Alemi...S.Ahmet Arvasi (k.s) | SoNSaNCaK | Seyyid Ahmet ARVASİ | 1 | 31-12-2009 01:13 PM |
| Seyyid Ahmed Arvasî Yazıları... | SoNSaNCaK | Seyyid Ahmet ARVASİ | 19 | 20-09-2009 07:47 PM |
| Ahmet Arvasi ve Doğu Anadolu Gerçeği | VUSLATA HASRET | Beğenilen Yazılar ve Yazarlar Bölümü | 1 | 02-08-2009 07:13 PM |
| Seyyid Abdülhakim-i Arvasi | Yağız | Evliyalar | 1 | 26-02-2009 09:20 AM |
| Çeliğe Su Veren Adam: Seyyid Ahmet Arvasi | ÜLKÜCAN | Türk Büyükleri | 0 | 17-12-2008 07:42 PM |
| Sistem Bilgileri | Bilinmesi Gerekenler |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz. Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008 |
Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir. |