|
|
|
|||||||||||||
|
|
![]() |
|
|
|||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|
|
|||||||||||
Hoşgeldiniz.İyi Forumlar Dileğiyle...
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||
|
|||||||
| Kayıt ol | Arkadaşını Davet Et | Resimler | Yardım | Sosyal Gruplar | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE Türk,Türkcülük, yazıları,sözleri,şiirleri |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
![]() Üyelik tarihi: Mar 2009 Bulunduğu yer: Gerede Yaş: 21
Mesajlar: 1,881
Rep Puanı: 7830
Thanks: 482
Thanked 757 Times in 473 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 4 Gün 23 Saat 47 Dakika 46 Saniye
|
İstanbul Fethinin 557. Yıl dönümü Kutlu Olsun
![]() ![]() Türk–İslam ve dünya tarihi açısından bir dönüm noktası olan, karanlık bir çağ kapatıp aydınlık bir çağ açan İstanbul’un fethinin 557. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. 29 Mayıs 1453 tarihinde, Peygamber efendimizin; “Kostantiniye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden emir ne güzel emir; onu fetheden ordu ne güzel ordudur” hadisini kendisine ülkü edinerek yola çıkan Türk ordusu, muzaffer olabilmenin ateşiyle İstanbul’un yıkılamaz denilen surlarını yıkmış, şanlı Türk sancağını Bizans surlarına dikmiştir. Orta Asya’dan kopup gelen Türklerin, vatan bildikleri Anadolu’dan Avrupa’ya yayılmaları için adeta bir kapı görevi gören İstanbul’un fethiyle imparatorluğun hükümranlık ufku genişlemiştir. Bu doğrultuda Avrupa’ya yapılan seferler artmış, Osmanlı Devleti’nin korkusuz neferleri Balkan topraklarını karış karış ele geçirmeye başlamışlardır. 1071 senesinde Sultan Alparslan’la Anadolu’ya Türk’ün hoşgörüsünü getiren atalarımız, 1453 senesinde de İstanbul’u Osmanlı topraklarına katarak Anadolu ve Rumeli arasında bütünlüğü sağlamışlardır. Stratejik ve coğrafik açıdan büyük önem taşıyan İstanbul, önceden defalarca kuşatılmış olmasına rağmen bu mübarek fetih Sultan II. Mehmed Han’ın dehası, imanı, azmi ve kararlılığıyla Türk milletine nasip olmuştur. Bu fethin arka planında kendine yer bulan Molla Gürani, Ak Şemseddin ve ismini sayamayacağımız binlerce eren, İstanbul’un fütuhatına büyük katkı sağlamışlardır. Bu kutlu muhasarayı başarılı kılan, son hücumda şehadet şerbetini içen cengâver Ulubatlı Hasan, surların burçlarında üç hilalli sancağı dalgalandırmış, bunun verdiği cesaretle coşan Türk ordusu, şevklendirici mehter ezgileri ve tekbir nidaları arasında surları aşarak bu mübarek şerefe nail olmuştur. Ortaçağ karanlıklarını “aydınlatan” bu kutlu fetih neticesinde Osmanlı’nın ilmi ışığında feyizlenip; İstanbul’dan Avrupa’ya göçen âlimler, bilim adamları ve sanatkârlar, Batı’da Rönesans ve Reform hareketlerinin başlamasına olanak sağlamışlardır. İnsanların katı bir sınıfsal sistem içinde köle durumunda olduğu, engizisyon kültürünün akıl, düşünce ve inanç özgürlüğünü yok ettiği bir atmosferde kıvranan İstanbul’un ceddimiz tarafından zulmetten kurtarılmasıyla karanlık bir çağ kapanmış; bu karanlık çağın ardından Türk’ün ilmiyle beslediği, sevgisiyle büyüttüğü, Türk-İslam felsefesinin engin hoşgörü kültüründen tüm inanç, kültür ve düşüncelerin nasiplendiği bir huzur ve barış çağı başlamıştır. Şehrin tamamen alınmasına müteakiben Ayasofya’da toplanan halka ve dönemin Ortodoks Patriği’ne hitaben; “Sana, arkadaşlarına ve bütün halka söylüyorum ki; bu günden itibaren hayatınız ve hürriyetiniz hususunda benim gazabımdan korkmayınız” cümleleri ile seslenen Fatih, Mete Han’dan Atilla’ya, O’ndan Alparslan’a kadar uzanan Türk devlet geleneğindeki hoşgörü ve adalet anlayışını ortaya koymuştur. Böylece, değişik dinlere ve milletlere mensup unsurlar daha önce hiçbir dönemde karşılaşmadıkları kadar şefkatli, adil ve asil bir yönetimle tanışmışlardır. Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’a ayak basar basmaz, bugün insanlığın hasret kaldığı hoşgörüyü tüm dinlere göstermiş; herkesin, inancının emrettiği biçimde serbestçe yaşayabilmesi için devletinin tüm imkânlarını seferber etmiştir. Bu sayede İstanbul; Türk-İslam medeniyetiyle buluşmasından sonra hoşgörünün, barışın, aklın, bilimin ve özgürlüğün timsali olmuş; uzlaşma kültürünün tüm dünyaya yayıldığı bir merkez haline gelmiştir. Öte yandan Türk fütuhat geleneğinin sembolü olarak, fethedilen şehirlerdeki en büyük ibadethanenin camiye dönüştürülmesi geleneği Ayasofya’nın Fatih’in emriyle camiye tahvil edilmesiyle zirve noktasına ulaşmıştır. Bu dönüştürme işlemi fiziki olduğu kadar, siyasi hükümranlığın ve İstanbul şehrinin bir Türk-İslam devletine ait olduğunun en önemli göstergesidir. Günümüzün Türk gençliği sahip olduğu tarih şuuru ile atalarının fethettiği bu topraklarda daimi huzur ve adaleti ihdas etmeli, yirmili yaşlarında dünyanın en önemli şehirlerinden birisinin fethedilmesinde başkomutanlık görevini ifa eden Fatih Sultan Mehmed Han’a layık nesillerin yetişmesi için çaba sarf etmelidir. Bu ülkü yolunda tarihini ve Türk devlet geleneğini bünyesinde yoğurması gereken milliyetçi nesiller, gelecek asırlarda ülkemizin bekası ve milletimizin üzerine düşen İla’y-ı Kelimatullah ülküsü doğrultusunda gereken yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Sinesinden Fatih gibi asil hakanlar çıkartmış olan Türk milletinin, daha nice Fatihleri yetiştirme derinlik ve zenginliğine sahip olmasından dolayı, gelecek nesillere milli hassasiyetlerini ve milli bir tarih duruşunu yansıtarak bu asil duruşu sergilemek asli görevidir. Türk vatanının bölünmez bütünlüğü, aziz milletimizin birliği üzerinde hesapları olanlar iyice anlamalıdır ki; ülküsü uğrunda neleri başarabileceğini 29 Mayıs 1453’te tüm cihana ispatlayan aziz atalarımızın 557 yıl önce sahip olduğu inanç ve kudret, bugün de, Türk milletinin yiğit ve cefakâr evlatları olan ülkücülere, ülkücü harekete ilham kaynağı olmaktadır. Ülkücüler Cumhuriyet’in 100. yıldönümü olan 2023 tarihinde ülkemizi lider ülke yapabilmek ve İstanbul’un fethinin 600. yıldönümü olan 2053’te de “Türk Çağı”nı inşa etme ülküsü içerisinde var güçleriyle çalışmakta ve Türk gençliğine örnek olabilmek için kendilerini yetiştirmeye devam etmektedirler. Bu duygu ve düşüncelerle; İstanbul’un fethinin 557. yılını kutluyor; neslimize ve çağlar ötesine kıvanç dolu kahramanlık destanını armağan eden Ulu Hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve bozkurt ruhlu askerlerini rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Ruhları şâd olsun…
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
Konu Aşk3HiLaLDiR tarafından (29-05-2010 Saat 11:04 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
Bu Yazıyı Beğendiyseniz! Facebook'da Arkadaşlarınız İle Paylaşın...
|
|
Paylaş |
|
|
#2 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
Hutbe: İstanbul’un fethİ...
![]() HUTBE: İSTANBUL’UN FETHİ بِسْمِاللّهِالرَّحْمنِالرَّحيمِاِذَاجَاءَنَصْرُاللّهِوَالْفَتْحُوَرَاَيْتَالنَّاسَيَدْخُلُونَفىدينِاللّهِاَفْوَاجًافَسَبِّحْبِحَمْدِرَبِّكَوَاسْتَغْفِرْهُاِنَّهُكَانَتَوَّابًا وَقاَلَرَسُولُاللهصَلَّىاللهعَلَيْهِوَسَلَّمَ : لَتُفْتَحَنَّالْقُسْطَنْطِينِيَّةُوَلَنِعْمَالأَمِيرُاَمِيرُهَاوَلَنِعْمَالْجَيْشُذَلِكَالْجَيْشُ Muhterem Müslümanlar! İstanbul’un fethinin 556′ncı sene-i devriyesi olması sebebiyle bu şehrin alınmasında müessir olan maddî ve manevî sebepleri dile getirmek istiyoruz. Milâttan altı buçuk asır önce, Sarayburnu’nda küçük bir köy olarak kurulan İstanbul, zamanla genişleyip büyük bir şehir hâlini almıştır Kostantiniyye şehri hâline gelişi, Milâdî tarihle 300 yılına tesadüf eder. Bundan altmış beş yıl sonra da Şarkî Roma İmparatorluğu’nun merkezi hâline gelince önemi daha da artmıştır. İstanbul; lâtif havası, denizi, pırıl pırıl manzarası, suları, yeşillikleri ve Asya ile Avrupa arasında köprü teşkil edecek konumu itibariyle pek çok milletlerin hayalini doldurmakta idi. Hükümdarlar ve krallar, orayı elde etmek için açık ve gizli tertipler hazırlıyor, ordular toplayıp İstanbul’u muhasara altına alıyorlardı. İstanbul, Müslüman Türk milleti tarafından beş defa kuşatılmış*tır. Bunlardan ikisi Yıldırım Bâyezid, biri onun şehzadesi Musa Çelebi tarafından olmuş fakat kendilerine fetih müyesser olmamıştı. Dördüncü defa Sultan ikinci Murad tarafından yapılan kuşatma da neticesiz kalmıştı. Fakat onun mahdumu İkinci Mehmed, bu zor işi başaracak ve «Fâtih» unvanını alacaktı. Fatih, 29 Mart 1432 tarihinde İsfendiyar Beyin kızı ve Sultan İkinci Murad’ın zevcesi Hatice Sultan’dan doğmuştu. O günün saray teamüllerine göre Fatih’in yetişmesine büyük bir dikkat gösterilmekte idi. Manisa Valisi bulunduğu sırada, büyük âlim Molla Gürâniyi hoca tayin eden İkinci Murad, oğlunun yetişmesinde büyük bir titizlik göstermiş idi. Hazret-i Fatih, din ve dünya ilimlerinin her ikisini de öğrenmek» te idi. O, küfrün bulutlarım darmadağın edecek iman ve İslâm şuuruna; Bizans’ın surlarını taş taş sökecek teknik bilgilere, tarihte çığır açıp, çığır kapayacak siyasî dehâya ve anadilinden başka beş yabancı lisana vâkıf bulunmakta idi. Döktürdüğü topların menzil hesaplarını bizzat yapacak kadar hendeseye vâkıf bulunan Fatih, o gün «Müderris» adı verileri bir profesör seviyesinde İslâmî bilgilere sahipti. İkinci Mehmed’i İstanbul’u fethetme hevesine sevk eden âmil, cihangirlik sevdası değildi. Resûlullah Efendimizin asırlarca evvel müjdelediği fetih ve «Orayı fetheden kumandan ne hoş kumandandır» hadîsindeki medhe lâyık olmak arzusu idi. ![]() Buna ilâve olarak, İstanbul’un fethi Osmanlı saltanatının Asya ile Avrupa kıtalarındaki ülkeleri birleştirecek, muvasala ve müdafaa imkânlarını kolaylaştıracak ve her iki kıt’ada genişlemeye yardım edecekti. Aziz mü’minler! Azmi önünde alınmayacak kal’a, yıkılmayacak sur tanımayan İkinci Mehmed, fethi kolaylaştırmak için boğazı kontrolü altına almak zaruretine inanmış bulunuyordu. Dört ay gibi kısa bir zamanda Rumelihisarı’nı yaptırdı. Din ile tekniği, hacimle şekil gibi ruhunda mezceden Fatih, biz*zat hazırladığı sur plânını, Peygamber Efendimizin ismi bulunan «Muhammedi» şeklinde çizmiş; mim harfinin geleceği yerlere kuleler koydurmuş ve Hazret-i Muhammed’in yoluna baş koyduğunu açıklamış ve Avni Hakkı himmet-i cünd-i Ricâlüllah ile, Ehl-i küfrü serseter kahreylemektir niyyetim, beyti ile, Allah’a olan tevekkülünü ve Ricâlüllah’a olan güvenini dile getirmiş oluyordu. iki yüz altmış beş bin kişilik ordusunun içinde serâmedân-ı evliyadan ve ilmin zirvesindeki ulemâdan yetmiş yedi kişi vardı. Bu muhterem zatlar; yaptıkları vaaz ve öğütlerle cihadın faziletini, kulaklardan gönüllere, hayat iksiri gibi akıtmışlar ve islâm askerlerini birer «Serdengeçti» İslâm gazisi hâline getirmişlerdi. Hayatını istihkar eden İslâm askerleri, bu uğurda şehid olmayı, yaşamaya tercih etmekte idiler. İslâm şuuru ile yetişmiş ve cihad hevesiyle bilenmiş bu ordu, 7 Şubat 1453′te Edirne’den hareket etmiş, 5 Nisan’da İstanbul surları önüne varmış bulunuyordu. Şair, âlim, abid ve istikbalin Fatihi; seccadesini Eyüp tarafına serdirip ordusuna imam olarak öğle namazını bizzat kendisi kıldırdı. Şükür secdesine kapanıp Allahü Teâlâ’ya, muzaffer kılması için dua*larda bulundu ve ordusuna muhasaranın başladığını ilân ettirdi. ![]() Celallendiği zaman, atını denize sürüp düşmanı kahretmek iste*yen Fatih yetmiş parçalık bir donanmayı, karadan yürüterek Haliç’e indirmiş, dünya tarihinde ilk ve son defa görülmüş bir işi başarmıştı. Verdiği kararda en ufak bir fikir zaafı göstermeyen Fatih, fası*lasız olarak surları yirmi gün top ateşine tutturdu. Atını ateş hattına kadar sürerek askerlerinin kuvve-i maneviyelerini takviye ediyordu. Kan dökmek gayesi gütmeyen Fatih, İsfendiyaroğlu’nu, Şarkî Roma imparatoru’na elçi olarak gönderip şu haberi ulaştırdı: «Kan dökül*mesini istemiyoruz şehri teslim ediniz». İmparator bu teklifi redde*dince muharebeye devam emrini verdi. Muhasara devam ediyor ve şehrin alınması gecikiyordu. Devrin sadrazamı, padişaha, muhasaranın kaldırılmasını teklif edince tarihlere şan veren su cevabı âldı: «Hayır!.. Muhasara asla kaldırılamaz. Ordularımın önünde düşmeyecek bir kal’a, mağlup olmayacak bir or*du yoktur. Ya ben Bizans’ı alırım, ya Bizans beni!». O günün harp tekniğine göre kanlı bir muharebe başlamıştı. Tü*neller açılıyor, temeller barutla tahrip ediliyor, toplarla kale bedenle*ri dövülmeye devam ediliyordu. İslâm askeri, dâsitani bir feragatle dövüşmekte «Ya gazi veya şehîd» olmaya azmetmiş bulunmaktaydı. ![]() Din kardeşlerim! Takvimler 29 Mayıs 1453 tarihini gösteriyordu. Fatih’in sabrı son raddeye gelmişti Artık İstanbul, İslâm beldeleri aralarına katılmalıydı. O günün gecesinde hiçbir kimse uyumamış, herkes dua ederek or*dunun zaferine niyazda bulunmuşlardı. Sabah namazı kılınmış, güneş ortalığı aydınlatırken Fatih hücum emrini vermişti. Mü’minlerin ağızlarından çıkan tekbirler, Allah Allah sesleri, kal’a duvarlarında akisler yaparak etrafa yayılıyordu. Allah’ın Resulü, ins-ü cin Peygamberi Hazret-i Muhammed’in, «Allah, Rum (ların elinde bulunan) Kostantiniyye’nin fethini tekbir ve tesbih ile nıü’minlere müyesser kılmadıkça kıyamet kopmaz» (1) hadîs-i şerifindeki müjdesi yaklaşmış bulunuyordu. Fatih, vezirlerin muhalefetine rağmen, atını ön saflara kadar sürüyor, «Vurun cengâverlerim, koman kurtlarım! Allah büyüktür» diyerek kılıç sallıyordu. ![]() Enbiya ve evliyaya istinadım var benim. Lutf-ı Haktandır hemen ümidi fethi nusretim. diyen Fatih, son gayreti sarfetmekte idi. Ulubatlı Hasan, tırnakları ile kal’aya tırmanmaya muvaffak olmuş, Türk bayrağını surların üze*rine dikmişti. Bunu gören İslâm askeri coşmuş ve hiçbir engel tanı*maz hâle gelmişti. Surlarda büyük boşluklar açılmış ve buralardan içeri giren askerlerimiz kale kapısını açmışlardı. Kostantiniyye fetholunmuş, artık İstanbul diye anılacak bu şehir, Müslüman Türk’ün malı olmuştu. Peygamber Efendimiz «İstanbul elbette ve muhakkak fetholunacaktır. (Orayı fetheden ordunun) kumandanı ne hoş emir*dir, onun askerleri ne hoş askerdir» övgüsüne Hazret-i Fatih ve askerleri şayan olmuşlardı ![]() [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...] : Mehmed EMRE – Büyük Hutbe Kitabı – cilt: 1, sayfa: 214
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
| The Following 3 Users Say Thank You to SoNSaNCaK For This Useful Post: |
|
|
#4 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
İstanbul’un Fethi ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
Konu SoNSaNCaK tarafından (30-05-2010 Saat 09:53 AM ) değiştirilmiştir. |
|
|
|
| The Following 4 Users Say Thank You to SoNSaNCaK For This Useful Post: |
|
|
#5 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
İstanbul'un Fethi'nin Nedenleri 1. Bizans'ın, Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki ilerlemesine ve büyümesine engel olması 2. Bizans'ın Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtarak Anadolu'daki Türk birliğini bozmaya çalışması 3. Bizans'ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtarak Osmanlı Devleti'nde taht kavgalarına neden olması 4. Bizans'ın, Avrupa-Hristiyan dünyasını kışkırtıp Haçlı Seferleri'ne zemin hazırlaması 5. Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bağlantının sağlanabilmesi için İstanbul'un alınmasının gerekmesi 6. İpek Yolu'nun Avrupa'ya açılan koluna hakim olmak 7. Kara ve deniz ticareti bakımından İstanbul'un önemli bir konuma sahip olması 8. Boğazlar yolu ile ekonomik canlılığın mevcudiyeti 9. Anadolu ve Rumeli arasındaki askeri geçişin kolaylaştırılmak istenmesi 10. II. Mehmed'in, Hz. Muhammed'in; ''"İstanbul elbet fetholunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne güzeldir o askerler"'' hadisine layık olabilme düşüncesi İstanbul'un Fethi İçin Osmanlı Devleti'nin Yaptığı Hazırlıklar 1. II. Mehmet, önce Macarlar ve Venedikliler ile bir barış antlaşması yaparak Balkanlar’da güven ve istikrarı sağladı. 2. Karamanoğulları ile anlaşarak Anadolu'daki güvenliği sağladı. 3. Bizans'a Karadeniz'den gelecek yardımları engelleyebilmek için, Anadolu Hisarı( Güzelce Hisar)'nın karşısına Rumeli Hisarı( Boğazkesen Hisarı)'nı yaptırdı. 4. İstanbul'un güçlü surlarında gedikler açabilmek için, Bizans'ın hapisanesinden Macar Usta Urban kaçırıldı ve Edirne'de ona, o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplar döktürtüldü. 5. İstanbul surlarına rahat asker çıkarabilmek için tekerlekli kuleler yapıldı. 6. Kuşatmaya yardım için bir donanma hazırlandı. İstanbul'un Fethi İçin Bizans'ın Yaptığı Hazırlıklar 1. Kale surlarını güçlendirdiler. 2. Osmanlı Donanması'nın Haliç'e girmesine engel olmak için, Haliç'in ağzını zincirle kapattılar. 3. Bizanslılar, suda yanabilen barut, neft yağı ve kükürt ile yapılan Rum Ateşi (Gregois) adlı silahı yaptılar. 4. Osmanlı Devleti'nin kuşatmaya hazırlandıklarını anlayınca depolarını yiyecek, silah, mühimmat vb. şeylerle doldurdu. Büyük Kuşatma 23 Mart 1453'te Edirne'den hareket etti ve 6 Nisan 1453’te İstanbul’u kuşattı. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. II. Mehmet, Çandarlı Halil Paşa’nın İstanbul’un fethine karşı bir tutum sergilemesi üzerine, son saldırı hazırlıklarını yapması için Zağanos Paşa’yı görevlendirdi. Bizans’a yardımın gelmesini önlemek için de Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı'nı ablukaya aldı. Hiçbir yerden destek alamayan Bizans’ın başkenti 29 Mayıs 1453 günü düştü. Bin yıllık Bizans İmparatorluğu'na son veren II. Mehmet, bu olaydan sonra "Fatih" (ülke açan, ülke alan) ünvanını aldı. Fatih, bir tören alayının başında şehre girdi. İlk iş olarak Ayasofya’ya giderek burayı camiye dönüştürdü. İstanbul’u Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti yaptı. Kentin ticaret merkezi olan Galata’dan kaçmış olan Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağladı. Rum Patrikliği’nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşlığı ile bir Ermeni patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmet İstanbul’u, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı. İstanbul'un Fethi'nin Türk Tarihi Açısından Sonuçları 1. Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi bitti, Yükseliş Dönemi başladı. 2. İstanbul'un Fethi ile Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki Bizans'ın yarattığı tehlike ortadan kalktı. 3. İstanbul'un Fethi ile Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi. 4. İpek Yolu'nun Avrupa'ya giden kolu ele geçirildi. 5. İstanbul, Osmanlı Devleti'nin başkenti yapıldı ve II. Mehmed ülke alan, ülke açan anlamına gelen 'Fatih' ünvanını aldı. 6. Osmanlı Devleti'nin İslâm Dünyası'ndaki saygınlığı arttı. 7. Fener Rum Patrikhanesi Osmanlı himayesine girdi. İstanbul'un Fethi'nin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları 1. İstanbul'un Fethi ile Orta Çağ kapanıp, Yeni Çağ açıldı. 2. İstanbul'un Fethi sırasında kullanılan büyük topların, en güçlü surları bile yıkabileceği görüldü. Bu denli güçlü topların yapılması, Avrupa'daki ' derebeylik'lerin yıkılmasına ve merkeziyetçi krallıkların güçlenmesine neden oldu. 3. İstanbul'un Fethi ile İpek Yolu'nun Orta Asya'dan Avrupa'ya giden kolunun Osmanlı Devleti'nin eline geçmesi, Avrupalılar'ı yeni ticaret yolları arayışına yöneltti. Bu olay ' Coğrafi Keşifler'in nedenlerinden birini oluşturdu. 4. İstanbul'un Fethinden sonra İtalya'ya giden bilim adamları, orada eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek, ' Rönesans'ın başlamasına katkıda bulundular. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: ERGeNeKoN Yaş: 33
Mesajlar: 4,088
Rep Puanı: 27210
Thanks: 2,655
Thanked 2,655 Times in 1,399 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 5 Ay 1 Hafta 3 Gün 9 Saat 25 Dakika 48 Saniye
|
__________________
![]() Bin Sene De Okusam Ne Biliyorsun Diye Sorsalar Bana ... Haddimi Bilirim Derim.. [Üye Olmadan Linkleri Göremessiniz 10 Saniyede. TurkislamDevletleri.Com Üyesi Olmak için TIKLAYINIZ...]
|
|
|
|
|
|
#9 |
![]() Üyelik tarihi: Dec 2008 Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 861
Rep Puanı: 3470
Thanks: 984
Thanked 338 Times in 187 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: Henüz Yok
|
![]() TÜRK İSLAM DEVLETLERİ olarak İstanbul’un 557. fetih yılını kutluyor, peygamber efendimiz senasına mazhar olan Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve askerlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz…
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 225
Rep Puanı: 790
Thanks: 140
Thanked 78 Times in 51 Posts
Çevrimiçi Olduğu Toplam Süre: 4 Gün 43 Dakika 27 Saniye
|
Gururluyuz Onurluyuz elimizden geldiği kadar, dilimizin döndüğünce çocuklarımıza anlatıp bu eşsiz tarihi unutturmayacağız...
paylaşım için teşekkürler...
__________________
Dava ugruna mücahit olmak yer ve gök arasında sıkışıp kalmak kadar bir olgudur... Sıkı bir yumruk işin özünü anlatır ama bir okadar da yerinde sözde özünü anlatır.Peki aradığımız öz ne, bunu kendimize kaç kez sunduk,nerden başlayacağımızı neden bilemedik;her seferinde girdap içinde bulduk çırpındık çapaladık döndük ama amaca hizmette eksik kaldık.Sıkıya gelemedik ebedi anlatım dilini bulamadık,peki nerde bu aradığımız istediğimiz arzu ve ihtiraslarımız.... Neden bizden uzak neden,bir noktaya geldiğimizde kendimiz oluyoruzda davamız olmuyor.Amaç Türk ulusunu dünya lideri yapmak Turanı gerçekleştirmek ise nerde hata yaptığımızı bulamıyoruz,neden organize olamıyoruz,neden sevgi ve sadakatla bağlı olduğumuz emellerimize bayrağımıza vatan parçamıza mücahit olamıyoruz...... ne zaman şahlanacak damarlarımızda dolaştığını söyleyip gururlandırdığımız asil kan.......
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to EmeT For This Useful Post: | f_erturk (31-05-2010) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| 557, dönümü, fethinin, kutlu, olsun, İstanbul, yıl |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ramazan bayramimiz kutlu olsun | ulkucu_kiz_tuba | Dini ve Milli Bayramlar | 4 | 08-09-2010 04:11 PM |
| Cumanız Mübarek olsun ! | ÜLKÜCAN | Dini Bilgiler | 173 | 03-09-2010 04:39 PM |
| Yenilgimiz Kutlu Olsun... | ÜLKÜCAN | Geri Dönüşüm Kutusu | 0 | 27-02-2009 01:40 PM |
| Miraç Kandili kutlu olsun | Haberci | Güncel Haberler | 0 | 10-10-2008 07:21 PM |
| Berat Kandili kutlu olsun | Haberci | Güncel Haberler | 0 | 24-09-2008 07:14 PM |
| Sistem Bilgileri | Bilinmesi Gerekenler |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Lütfen Sorunlarınızı Buradan Bize Bildiriniz. Kuruluş Tarihimiz : 29 Ekim 2008 |
Sitedeki Tüm Paylaşımların Sorumlulukları Paylaşım Sahiplerine Aittir. |